La Tomatina Domates Festivali

Arkadaşlar bizim yemeye doyamadığımız ispanyolların oynayıp doyamadığı domates, sizler için araştırıp paylaşmak istedim  www.latomatina.es bu sitede  festivalin resmi adresi. Her yılın Ağustos ayının son Pazar’ı gerçekleştirilen geleneksel Domates Festivali 1945’ten bu yana resmi ve düzenli olarak düzenleniyor. Valensiya’nın yakınındaki Buñol kasabasında gerçekleştirilen Domates Festivali ‘La Tomatina’ aslında hafta boyu süren bir festivalin parçası. Gerçekleştiği haftanın ilk günlerinden itibaren süren kutlamaların odak noktası olan La Tomatina için hazırlıklar, günün ilk ışıkları ile birlikte başlıyor. Saat 11’deki sinyal fişeği ile başlayan yemek savaşı, öğleden sonra 1’deki ikinci fişek sinyali ile bitirilmek zorunda… Bu saatten sonta domates atmak tamamen yasak!

Sabah Gazetesi Haberi

La Tomatina (Domates) Festivali, İspanya’nın üçüncü büyük kenti Valencia’da, 1944 yılından beri her ağustos ayının son çarşambasında gerçekleştiriliyor ve o gün binlerce kişi tonlarca domatesle büyük bir savaş veriyor! Bu festivalin sloganı ‘Yemeğinle oyna’. Bu yıl düzenlenen festivalde 14 kişilik bir Türk ekip de yemekleriyle oynadılar… Onlar, www.yedigunyildizlari.com sitesine çılgın videolarını yükleyen ve Yedigün kapaklarındaki şifreleri yollayarak bu festivale katılmaya hak kazananlardı. Biz de bu yıl, bu ‘çılgın’ ekiple birlikte Valencia’ya 30 km. uzaklıktaki Bunol kasabasındaydık. Ve onlar, çılgın adamın ödülü de çılgınca olur deyip ödüllerinin hakkını sonuna kadar verdiler… Bu yılki festivale 30 binin üzerinde insan katıldı. Nüfusu normalde 9 bin civarında olan Bunol, binlerce turisti ağırladı. Kamyonlarla taşınan yaklaşık 120 ton domates, sokaklarda domates nehri oluşturdu ve adeta salçaya dönen binlerce kişi bu nehirden ‘aktı’. Biz de Türk ekibi olarak, birbirimizi kaybetmemeye çalışarak binlerle göğüs göğüse savaşımızı yapmak üzere yollara düştük. Önceden aldığımız tavsiye üzerine (daha sonra atılmak üzere) ayağımızda eski ayakkabılar, eski bir şort ve tişört, gözümüzde de deniz gözlükleriyle domates fırlatmaya hazırdık. Kalabalığa karıştığımızda önce başımızdan aşağı yediğimiz sularla irkildik. Festivali evlerinde izleyenler, balkonlarından aşağıya kova kova su boşaltıyordu. Biz de ancak domatese sıvandıktan sonra bu yukarıdan boşaltılan suların kıymetini anlayacak ve en azından yüzümüzü temizlemek için, gözümüze, boşaltılmak üzere olan kovaları kestirip altına girmeye çalışacaktık. Sıkış tıkış ara sokakları geçmeyi (ezilmeden) başarınca esas savaşın olduğu meydana vardık ve o an herkes, kelimenin tam anlamıyla kendini kaybetti. Domateslerin çoğu ezilmişti ve bütün domates bulmak çok zordu ama yerlerde bulduğumuz birikintileri avuçlayıp avuçlayıp büyük bir savaşın şehvetiyle tanımadığımız insanlara fırlatıyorduk. Tabii işin dometes yeme kısmı da vardı. Suratımızda patlayan her domatesin hırsıyla biraz daha hızlı fırlatmaya çalışıyorduk (Bu yüzden de ertesi gün kollarımızda müthiş bir ağrıyla uyandık). Dönüş yolunda yine izdiham yaşandı. Kimileri yatmış, domates nehrinde yüzmeye çalışıyordu. Bazı gruplar “Tişört, tişört!..” diye bağırarak önlerinden geçenlerin tişörtlerini yırtıp almaya çalışıyordu. Kimi de tişörtünü gönüllü çıkarıp birilerine fırlatıyordu. Yolun sonunda şişe sular alıp en azından yüzümüzü, kol ve bacaklarımızı yıkadık, çünkü kuruyan domates cildi yakıyordu. Otel odasında duş faslı ise uzun sürdü, çünkü saç diplerinden domates çekirdeği ayıklamak hiç de kolay değilmiş! SABAH yazarı Engin Ardıç’ın da geçen cuma yazısında belirttiği gibi bu festival Ölmeden Önce Yapılması Gereken 100 Şey kitabına da girmişti ve biz de meydandan ayrılırken tam da bunu söylüyorduk: İnsan hayatında bir kez olsun böyle bir tecrübe yaşamalı…

Her yıl, La Tomatina Festivali için yalnızca iki saatte 125 ton domates atılıp eziliyor. La Tomatina’da domatesler fırlatılmadan önce elle ezilmek zorunda! Aksi takdirde birilerinin yaralanabileceği tecrübe edildiği için, domatesleri ezmemek de cezai yaptırımı olan bir hareket… La Tomatina’da dünyanın en büyük yemek savaşına katılarak domates sosuna bulanan insan sayısı 30 bin olarak belirtiliyor. Festivalin kurallarından biri, şişe ve benzeri eşyalar ile kazaya mahal verecek hiçbir cismin festival alanına sokulmaması yönünde. Domates savaşına katılırken tişört giymek de yasak!

Bu yazımızı okuyan 1.144. takipçimizsiniz.

gencyolcular

Genç Yolcu 2005 yılında #BirlikteKeşfedelim sloganıyla Gezi • Kültür • Sanat alanında yayın hayatına başlamıştır. İletişim: bilgi@gencyolcu.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir