PEYGAMBERİMİZİN (SAV) ESPRİ YÖNLERİNİ BİLİYORMUYDUNUZ

Âlemlere Rahmet olarak gönderilen iki cihan serverı Hz. Muhammed Mustafa (asv) bütün diğer mümin kullar gibi sade, mütevazı ve insani bir hayat yaşamıştır. O, yaratılmış bir kul olmanın, insan olmanın bütün hasletlerini taşıyordu. Yani, bizim gibi bir insandı. Gülüyordu, şakalaşıyordu, kızıyor ve küsüyordu. Ama O seçilmiş bir peygamberdi. Allahın son dininin, İslam’ın tebliği için seçilmiş bir elçi idi. Biz Müslümanlar ibadetlerimizi ve İslami yaşam biçimlerini onun hal ve davranışlarını, sözlerini inceleyerek öğrenebiliyoruz. İnanıyoruz ki O’nun her türlü söz ve davranışları Allahın izni ve işareti ile oluyordu. Yani ‘o davranış ve sözler birer ‘vahiy’ niteliğinde idiler. Bugün anlıyoruz ki; Efendimiz (sav) ‘i bilmeyen ve tanımayan ve de sevmeyen mümin olamaz. Bizim, mucize kitabımız Kur’anı bize en iyi O (sav) anlatır ve öğretir.


Müslüman olmamız; asık suratlı, çatık kaşlı, sürekli ağlayan, başı eğik birisi olmamız anlamına gelmiyor. Yaşadığımız olaylar, başımızın üstündeki kara bulutlar, kulaklarımızda yankılanan acı haberler, gözümüzü karartan terslikler, ebedi matem içinde olmamızı gerektirmiyor. Ölçüyü kaçırmadan, seviyeli espri ve şakalar yapmak ta mümkün. Sevgili Peygamberimiz, önderimiz Hz. Muhammed (sav) ‘ in hayatından güler yüzlü yaşamayı öğrenebiliriz.
***
Peygamberimiz (sav) şaka ve esprilerinde  de yalan söylemez di…!
***
Hanım sahabelerden biri Resulallaha ürkek bir şekilde çekinerek bir dileğini anlatmaktadır. Efendimiz (sav) onu rahatlatmak ister ve bir ara sözünü keserek sorar; -Sen şu gözünde ak olan kişinin eşisin değil mi? Hanım sahabi şaşırarak; – Ey Allahın elçisi benim kocamın gözünde ak yoktur! Der. Efendimiz (sav)’ in yüzünde bir tebessüm yayılır; – Her insanın gözünde ak olur der. Kadın sahabi anlar ve tebessüm eder.
***
Yaşlı bir kadın mescide, Efendimiz (sav)’ in yanına gelir ve; – Ey Allahın elçisi, benim için dua et de, Allah beni Cennetine koysun der. Efendimiz (sav)  Yaşlı kadınlar Cennete giremez der. Kadın üzülür. Neredeyse ağlayacaktır. Efendimiz (sav)’ in yüzünde bir tebessüm yayılır; – Üzülme, yani yaşlı değil, bir genç kız olarak Cennete gireceksin der.
***
Bir arkadaşı Efendimizden binek Devesi ister. O ; – Olur, seni bir dişi Deve yavrusuna bindirelim der. Arkadaşı şaşırarak itiraz eder; – İyi ama Ey Allahın elçisi, ben dişi deve yavrusunu ne yapayım. Bir işime yaramaz ki! Bunun üzerine Peygamberimiz (sav) ; – Bütün Develer bir dişi Devenin yavrusu değil midir, der.
***
O, (sav) Âlemlere Rahmet olarak gönderilmiş, cihan şümul bir Peygamber di.
O’ (sav)’ in vasıtası ile Allahtan gelen ve içerisinde kendisinden önce gelmiş bütün Hak din, kitap ve Peygamberleri barındıran mucize kitabımız Kur’an’ı kerim de de Rabbimiz bizlere emir ve yasakları ile birlikte, biz kullarına lütfettiği kısacık dünya hayatımızda düzgün bir şekilde yaşamayı tavsiye etmektedir. Biz, Rahmet Peygamberinin (sav) ümmeti olmakla şereflendik. Peygamberimizi sevmek,  İslam’ı yaşamada ona tabi olmak Allahın biz kullarından isteği ve emridir.

Hulusi Gümüşsay
Malatya Darendeli , neyzen
Okunma: 251

Hulusi Gümüşsay

Malatya Darendeli , neyzen

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir