Kuzey Kıbrıs: Yavru Vatanda Gezilecek Yerler

Ülkemizde nedense Kıbrıs denilince akla ilk gelen şey, kumsal deniz ve kumarhaneleri ile ünlü bir ada olmaktadır. Oysaki ada çok zengin bir geçmişe ve tarihe sahip olmakla birlikte birçok medeniyete de ev sahipliği yapmıştır. Bu yüzden öncelikle Kıbrıs’ ın tarihine bakıp, bilgi edinip sonrasında adayı gezmek daha anlamlı olacaktır.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KIBRIS

M.Ö 10000 li yıllara kadar uzanan bir geçmişe sahip olan Kıbrıs Mısırlılar, Hititler, Venedikliler ve Osmanlılar gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Ada M.S 648 yılında Hz. Osman tarafından fetih olunmuş ve adada İslamiyet o yıllardan beri var olagelmiştir. Adada Venediklilerin hüküm sürdüğü yıllarda gerek ada halkına zorba davranılması sebebiyle halkın Osmanlı Devletinden yardım istemesi gerekse Mısır ile alışveriş ve ticarette Osmanlı gemilerinin yağmalanması sebebiyle Osmanlı Devleti adaya sefer düzenleme kararı almıştır.

Kıbrıs II. Selim Hükümdarlığı zamanında, Lala Mustafa Paşa ve Piyale Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından 1571 yılında fethedilerek Osmanlı himayesine girmiştir ve günümüze kadar Türklerden koparılamamıştır. II. Abdülhamid Han,  gelirlerinin Osmanlı hazinesi bırakılması şartıyla Kıbrıs’ ı geçici olarak İngilizlere terk eden anlaşmayı imzalar. Yapılan anlaşmaya göre Rusya, Kars ve Doğu Anadolu’ yu terk etmesi durumunda İngiltere Kıbrıs’ı tekrar Osmanlı Devletine bırakacaktır. Ancak Osmanlı Devleti Almanya yanında I. Dünya savaşına girmesi bahanesiyle İngiltere Kıbrıs’ ı tek taraflı ilhak etmiştir.

1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması ile resmen tanınan Türkiye Cumhuriyeti gelen baskılar sonucunda Kıbrıs’ ın bir İngiliz mülkü olduğunu kabul etmiştir. 1950 yılında Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi Kıbrıs’ ın Yunanistan’ a devredilmesini istemiş ancak sonuç alamamışlardır. Bunun üzerine EOKA Terör Örgütünü kurarak adadaki İngiliz ve Türk halkını düşman kabul edip uzun yıllar ada halkını katletmişlerdir.

Bu şiddet eylemleri karşısında kendini korumak isteyen Kıbrıs Türk Halkı 1-Ağustos-1956 tarihinde “Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı” nı (TMT) kurmuştur. 11-Şubat-1959’ da Zürih Anlaşması’yla Kıbrıs Cumhuriyeti için ilk adımı atılmıştır. Kıbrıs Türk ve Rum liderleri de 19 Şubat 1959’da Londra Anlaşmasını imzalayarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasını kabul etmişlerdir. Yapılan bu antlaşmaya dayanarak Türkiye 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatını başlatmıştır. Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi de 15 Kasım 1983 tarihinde oy birliğiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini ilan etmiştir.

GEZİMİZİN İLK DURAĞI:  LEFKOŞA

Kıbrıs’ a ilk geldiğiniz zaman başlangıç noktanız Lefkoşa da bulunan Ercan Havaalanı olacaktır. Lefkoşa Kuzey Kıbrıs’ ın merkezi konumundadır. Nüfus olarak da en yoğun olan bölgedir. Kıbrıs’ ta toplu taşıma imkanı çok kısıtlı olduğu için kendinize hava limanından bir taksi tutmanız iyi olacaktır. Ayrıca sağ direksiyonlu araç kullanabilirseniz araç da kiralayabilirsiniz. Lefkoşa da görülmesi gereken yerlerden kısaca bahsedelim.

SELİMİYE CAMİİ 
Selimiye Camii- Kuzey Kıbrıs

Adadaki en önemli gotik eserlerden biri olan Selimiye Cami, Latin Başpiskoposu Eustorge de Montaigu tarafından 1208 yılında yapımına başlanmış olup, Orta Çağ Fransız mimarisinin çok güzel bir örneğidir.

Selimiye Camii- Kuzey Kıbrıs

Luzinyan krallarının taç giyme törenlerinin yapıldığı bu yapı, 1373 yılında Cenevizliler, 1426 yılında Memlükler tarafından yağmalanmış ve birkaç depremde zarar görmüştür. 1571’de Osmanlı Devleti’nin Kıbrıs’ı fethiyle birlikte, Kıbrıs’ın en büyük camisine dönüştürülmüş, 1954’te adı Kıbrıs’ın fethini gerçekleştiren Osmanlı padişahı 2. Sultan Selim’in ismi verilmiş ve Selimiye Camii olarak değiştirilmiştir.

BÜYÜK HAN
Büyük Han – Kuzey Kıbrıs

1572 yılında Kıbrıs’ın ilk Osmanlı Valisi olan Muzaffer Paşa tarafından inşa ettirilen han, Kıbrıs’ın en büyük hanlarından birisidir. Birbirine benzeyen 68 dikdörtgen şeklinde odadan oluşan, ortasında küçük bir cami bulunan Büyük Han, Anadolu’da bulunan Osmanlı devri çarşı içi iş merkezleri yapısındadır. Birleşik Krallık hâkimiyetinde ilk olarak hapishane, daha sonra ise fakirler için barınak olarak kullanılmıştır.

Büyük Han – Kuzey Kıbrıs

Günümüzde, ziyaretçilerin ilgisini çeken Kıbrıs’a özgü her türlü antika, el işi ve diğer sanat ürünlerini satan dükkanlara da ev sahipliği yapan Büyük Han, Turist enformasyon merkezi olarak da kullanılmaktadır.
Ufak çaplı gösterilerin ve kültürel aktivitelerin de yapıldığı handa, otantik bir Türk kahvesi ve yerel mutfağın seçkin ve taze örneklerini sunan bir restoran bulunmaktadır.

KUMARCILAR HANI
kumarcılar hanı ile ilgili görsel sonucu
Kumarcılar Hanı – Lefkoşa

Eski adı “Buğday Pazarı” olan şimdiki Asmaaltı Meydanı’ nın kuzeyinde yer alan kesme taştan yapılmış, yamuk planlı küçük bir handır. Lefkoşa’ nın Büyük Han’dan sonra gelen en büyük ve en eski hanıdır. Kumarcılar Hanı taş yapı olması sebebiyle içerisi gayet serin ve nezih bir ortama sahiptir. Han içerisinde el yapımı hediyelik eşya satan dükkanlar ile kafeler mevcuttur. Size tavsiyemiz bu handa oturup soğuk bir şeyler içip biraz dinlenmeniz olacaktır.

kumarcılar hanı ile ilgili görsel sonucu
Kumarcılar Hanı – Lefkoşa

Yapım tarihi kesin olarak bilinmiyor olmasına karşın, M.S XV-XVI. Yüzyılda Ortaçağ’a ait eski yapı kalıntılarından da yararlanılarak ayni dönemlere ait kalıntılar üzerine kurulduğu belirlemesinde bulunulmuştur. Nitekim hanın girişinden hemen sonra görülen kemerli giriş kapısı ile hanın kuzeybatı köşesindeki odada sergilenen temel kalıntıları Venedik veya Luzinyan Dönemine aittir.

KENT SURLARI VE GİRNE KAPI

girne kapı ve kent surları ile ilgili görsel sonucu
Kent Surları – Lefkoşa

Venedikliler, Lefkoşa şehrini savunabilmek için, kentin çevresindeki eski Lüzinyan surlarının yerine 1567 yılında yeni surlar yapmaya başladılar.
Daire şeklinde 3 mil çevresi olan bu surların üzerinde, her biri birer kale sayılabilecek 11 burç ve toplam 3 kapı bulunmaktadır. 3 kapıdan biri de Lefkoşa’nın kuzeyinde bulunan Girne Kapısı’dır.

girne kapi ile ilgili görsel sonucu
Girne Kapı – Lefkoşa

Girne Kapısı kentin en önemli giriş çıkış noktalarından biriydi. 1821 yılında Osmanlılar tarafından tadilattan geçirilmiştir. 1931 yılında her iki yanındaki surlar yıkılarak motorlu araçlar için yol açılmıştır.
Girne Kapısı şuan Lefkoşa Turizm Enformasyon Ofisi‘ne ev sahipliği yapmaktadır. Girne Kapının hemen üst tarafından sur içine devam eden yol boyunca birçok tarihi yapı karşınıza çıkacak ve yol boyunca sizlere eşlik edecektir.

SAMANBAHÇE EVLERİ
Ä°lgili resim
Samanbahçe Evleri – Lefkoşa

Saman bahçe evleri tarihsel anlamda öneme sahip. 19. yy. ’da şehirde nüfusun hızlı bir şekilde artmasıyla, maddi durumu yetersiz olanlar için toplu konut projesi gerçekleştirilmiştir.
Bu bakımdan, Kıbrıs’taki sosyal konutların ilk örneği olarak görülmektedir.

samanbahçe evleri ile ilgili görsel sonucu
Samanbahçe Evleri – Lefkoşa

Samanbahçe Evleri, tek tipte ve bitişik nizamda inşa edilen konutlardan oluşan mahallenin merkezinde bulunan altıgen planlı ve kubbe örtülü meydan çeşmesi, bir zamanlar mahallenin su ihtiyacını karşılamaktaydı.
2003-2004 yılları arasında Avrupa Birliği’nin mali katkılarıyla, UNDP-PFF tarafından restore edilen 72 konutluk Samanbahçe, Kıbrıs kültürünü en iyi şekilde yansıtan yerlerdendir. Bu evlerin arasında dolaşırken kapıların önünde oturmuş Kıbrıs ailelerini göreceksiniz ve ister istemez onların sıcakkanlı sohbetlerine dahil olacaksınız.

BARBARLIK MÜZESİ

Barbarlık Müzesi Kıbrıs tarihinde adeta kara bir leke olarak kalmış olayın yaşandığı bir yerdir. Kıbrıs Türk kuvvetleri alayı komutanı Binbaşı Nihat İLHAN’ ın eşi ve üç çocuğunun hunharca katledildiği mekandır.

Ä°lgili resim
Barbarlık Müzesi – Lefkoşa

Binbaşı Nihat İLHAN’ ın evde olmadığı bir gece eve bakın yaparak eşi ve üç çocuğunu da katlederler. Bu olay sonrasında ev de hiçbir şeye dokunmadan evi müzeye çevirerek olayın ne kadar elim bir durum olduğunu gelen herkese göstermektedirler.

barbarlık müzesi ile ilgili görsel sonucu

Müzede kurşun izleri ve kan izleri olduğu gibi korunmaktadır. Ayrıca duvarlarda o zamanlar Türk halkına yapılan zulümlerin de fotoğrafları sergilenmekte ve gezerken   adeta tüyleriniz ürpermekte ve gözleriniz dolmaktadır. Kıbrıs a gelen, yolu düşen herkesin zamanında Türk halkının ne zulümler yaşadıklarını görüp anlaması için bu müzeyi ziyaret etmesi gerekmektedir.

Ä°lgili resim

GİRNE’ DE GEZİLECEK YERLER

Adada ikinci gezi durağımız olan Girne’nin adanın en güzel tatil yeri olduğunu söyleyebiliriz. Girne kasabasının tarihi M.Ö. 10. Yüzyıla dayanmaktadır. Ege bölgesinden gelen küçük toplulukların ilk yerleşim merkezi olan Girne, Kıbrıs’ın eski çağlardaki 10 Krallığından birinin merkezi olarak Kıbrıs’a hakim olan çeşitli medeniyetlerin izlerini taşıyan tarihi bir kenttir.

GİRNE KALESİ
Ä°lgili resim
Girne Kalesi – Kuzey Kıbrıs

Dikdörtgen planlı olup denize hakim bir durumda inşa edilmiştir. Kesin inşa tarihi günümüze kadar belirlenememiştir. Kalıntılara dayanılarak kalenin M.S. VII. y.y.’da Kıbrıs’a başlayan Arap akınlarına karşı kenti korumak amacıyla Bizanslılar tarafından inşa edildiği tahmin edilmiştir. Kaleye Lusignan döneminde (M.S.1208 – 1211) ilaveler yapılmış, Venedik döneminde (M.S. 1489-1570) ise son şeklini almıştır.

Ä°lgili resim
Girne Kalesi – Kuzey Kıbrıs

Girne Kalesi Kıbrıs’ta insanların en çok ziyaret ettikleri mekanların başında gelmektedir. Hem tarihin izlerini taşımakta hem de harika manzarasıyla gelen ziyaretçilerini büyülemektedir. Kale içerisinde St. George Kilisesi, Lüzinyan ve Venedik Kulesi, Kırnı mezarları, kalenin su ihtiyacını karşılamak için yapılan sarnıçlar ve yine Lüzinyan dönemine ait zindanlar bulunmaktadır. Kalede gizemli yerlerinden birisi de orta çağda insanlara işkencelerin yapıldığı Lüzinyanlara ait zindanlardır. Bu zindanlarda bir zamanlar yapılan işkenceler heykeller ile canlandırılmakta adeta tüylerinizi ürpertmektedir.

Ä°lgili resim
Girne Kalesi Zindanları – Kuzey Kıbrıs

Kale içerisinde en çok dikkatleri çeken yer ise Batık Gemi Müzesi’ dir. 1967 yılında balçığa gömülü olarak bulunan geminin çıkarılış öyküsünün fotoğraflarının da sergilendiği müzenin bir diğer odasında özel havalandırma sistemi ile korunan geminin kendisi de bulunmaktadır.

Ä°lgili resim
Batık Gemi – Girne Kalesi – Kuzey Kıbrıs
GİRNE YAT LİMANI

Girne kalesinin hemen yanında bulunan Girne yat limanı geçmişte Anadolu’ya ve Avrupa’ya Kıbrıs’tan ihraç edilen harnup (keçi boynuzu) ve tuz için ambar olarak kullanılmaktaydı. Harnup ve tuzun ihraç edilmesinde önemli bir yer tutan limana İngiliz Sömürge Döneminde (1880’den sonra) dalgakıran ve tek katlı gümrük binası inşa edilerek geliştirilmeye çalışılmıştır. 1914 yılında bu gümrük binasına (Şu anda Marina Ofisi olarak kullanılan taştan yapılmış bina) ikinci kat daha ilave edilerek bu günkü son şekli verilmiştir.

Ä°lgili resim
Yat Limanı – Girne

Önceleri yolcu amaçlarıyla kullanılan liman (gümrük binası) 1991 yılında Kıbrıs Türk Turizm İşletmelerine devredilmiş ve alt yapısı yapılarak Marina İşletmesi olarak hizmete açılmıştır. Bugün Kıbrıs da tek olan Marina birçok yabancı tekneye çeşitli servisler vermekte ve konuk severler hizmetleri ile onları ağırlamaktadır.

Ä°lgili resim
Yat Limanı – Girne

Girne yat limanı sahilinde kurulmuş tarihi binaların birçoğu şimdilerde kafe ve restoran olarak hizmet vermektedir. Ayrıca limanın etrafında sahil boyu uzanan bir de yürüyüş yolu bulunmaktadır. Bu mekanlar turistlerin en çok ilgi duyduğu yerlerdir.

BALABAYIS MANASTIRI

Girne manzarasına hakim bir tepe üzerinde Lawrence Durrell’ in meşhur Beylerbeyi Köyünde bir Latin Manastırıdır. Mimari özellikleriyle ve çevresiyle görmeye değer. Bellapais: Girne’nin 6 Km Doğusunda bulunan bu huzur verici köy Kıbrıs’ın en güzel yerlerinden biridir.

Ä°lgili resim
Bellapais Manastırı – Kuzey Kıbrıs

Bu köyde bulunan eşsiz Gotik eser olan Bellapais Manastırı hala daha Luzinyanlar dönemindeki ihtişamını korumaktadır. Akdeniz de nar ve limon ağaçları arasında kurulu bu köyde bulunan Manastır Kıbrıs da en çok ziyaret edilen yerlerden birisi olup tarihin izlerini günümüze taşımaktadır.

Ä°lgili resim
Bellapais Manastırı – Kuzey Kıbrıs
ST. HİLARİON KALESİ

Kale kuzeyden gelebilecek Arap saldırılarına karşı korunmak amacıyla yapılmıştır. Deniz seviyesinden 700 metre kadar yüksekte bulunan ve iki sarp tepe üzerine kurulan kaleye 10. Yy da bir manastır ve bir kilise da eklenmiştir.

Ä°lgili resim
St. Hilarion Kalesi – Kuzey Kıbrıs

Araplar tarafından Kudüs‘ ün fetih edilmesi sonucu Kıbrıs’a göç eden bir aziz den adını alan kale Girne de görülmeye değer eşsiz manzarası olan bir yerdir.

Ä°lgili resim
St. Hilarion Kalesi – Kuzey Kıbrıs
MAVİ KÖŞK

İtalyan asıllı Rum olan Paulo Paolides tarafından 1957 yılında yaptırılan mavi köşk oldukça sıra dışı özellikleri ile ziyaretçilerinin dikkatini çekmektedir. Köşkün yaptıran Paulo Paolides’ in enteresan bir hayat hikâyesi vardır. Kıbrısta avukatlık yapan Paulo, aynı zamanda da çok önemli bir silah kaçakçısıdır. Avukatlık mesleğini kendisini gizlemek için kullanmıştır. Mimar bir arkadaşına yaptırdığı bu köşkün de birçok dikkat çeken özelliği bulunmaktadır.

Ä°lgili resim
Mavi Köşk – Kuzey Kıbrıs

Gizliliğe önem veren Paulo köşkü dışarıdan bakıldığında görülmeyecek bir noktaya yaptırmıştır. Rahat rahat silah ticareti yapmak için adeta kendine görünmez bir kale yaptırmıştır. Sanata da çok düşkün olan Paolides’ in evinde paha biçilemez tablolar, biblolar, kara kalem çalışmaları ve el halıları bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını satın almış ancak bazıları da kendisine hediye edilmiştir. Evde bulunan Meryem Ana Tablosu da hediye edilen tablolardan en önemlisidir. Tabloda Meryem Ananın halesi som altından yapılmış ve evin hangi köşesinden bakarsanız bakın elleri ayak ucaları, dizleri ve gözleri sürekli size dönük olarak görünmektedir.

Ä°lgili resim

Bu köşkün birbirinden farklı özelliklere sahip birçok odası bulunmaktadır. Ayrıca Paolides güvenliğe de çok önem vermiş ve acil durumlar için gizli tüneller inşa ettirmiştir ve 1974 yılı Kıbrıs barış harekatı sırasında bu tüneller vasıtasıyla İngiliz mahallesine kaçarak adayı terk ettiği ve kaçarken de tünelleri patlatarak takip edilmesini engellediği rivayet edilmektedir. Köşk ve Paolides hakkında bazı rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan ilki köşkü ve gizli tünelleri yaptırdığı mimar arkadaşını ve çalışan işçileri, köşkün inşası tamamlandıktan sonra kaçma tünelleri ve diğer gizli detayların kimse tarafından bilinmemesi için öldürttüğüdür.

Bir diğeri ise 1974 barış harekâtı sonrasında ele geçen köşkün kasasında altından yapılmış bir anahtar olduğu ve bu anahtarın kökte bulunan herhangi bir kapıyı açmadığı, anahtarın nereye ait olduğunun bilinememesidir. Mavi köşk her şeyiyle enteresan bir yapı olup Kıbrıs da mutlaka gezilmesi gereken yerlerden biridir.

GAZİMAĞUSA’ DA GEZİLECEK YERLER

Mağusa’nın MÖ 3’üncü yüzyılda Ptolemus krallarından Philadelphus tarafından kurulduğu ve kralın yeni kente kız kardeşi Arsinoe’ nin adını verdiği söylenir. Salamis’in MS 648’de Araplar tarafından yakılıp yıkılması üzerine oradan göçen halkla büyüyen kent küçük bir liman kentine dönüşmüştür. Kentin adının da bu dönemde, Arapların bulamaması umuduyla “Kumda saklı” anlamında “Ammohostos” olarak değiştirildiği bilinmektedir.

Lüzinyanlar Döneminde (1192-1489) ise Mağusa adanın Lefkoşa’dan sonra ikinci kenti durumuna yükselmiş ve Frenklerin diliyle “Famagusta” diye tanınmaya başlamıştır. Batı Hristiyanlığının Ortadoğu’da ellerinde tutabildikleri son yer olan Akka’nın 1291’de Müslümanlarca fetih edilmesi üzerine birçok Frenk soylusu ve iş adamının Kıbrıs’a gelmesine izin verilmiş ve bunlar Mağusa’ ya yerleşerek kenti işlek bir liman ve ticaret merkezi haline getirmişlerdir.

Doğu ülkelerinden Suriye kıyılarına getirilen birçok kıymetli ticari eşya Mağusalı tüccarlar tarafından Mağusa üzerinden Avrupa‘ya sevkedilmeye başlanmış ve böylece kent Doğu-Batı ticaretinde bir transit merkezi, antrepo olarak büyük rol oynamıştır.

2000 yılında kentin nüfusu otuz bini aşmış, tarihi bir kent, liman kenti ve bölgesel merkez olma özelliklerinin yanında bir üniversite kenti olma özelliğine de sahip olmuştur. Gazimağusa kentinin günümüzdeki konumu, mevcut koşullar uyarınca tarihsel misyonunun devamı niteliğindedir.

OTHELLO KALESİ

14’üncü Yüzyılda Lüzinyanlar tarafından inşa edilen Othello Kalesi, Mağusa kentinin ana girişlerinden biri olarak kullanılıyordu. Kale girişi üzerinde asılı olan St. Mark Aslanı kabartmasının altında kaleyi yeniden biçimlendiren kaptan Nicolo Foscari’nin adı ve 1492 tarihi görülmektedir.

Ä°lgili resim
Othello Kalesi – Kuzey Kıbrıs

Etrafı derin bir hendekle çevrili olan Kale’nin yapısında kuleler ve topçu bataryalarıyla biten koridorlar bulunmaktadır. Kale avlusunda bir kısmı Osmanlılara, bir kısmı İspanyollara ait toplar, demir gülleler ve taş gülleler de bulunmaktadır. Kara Kapısı bir Ravelin‘ le (yarım ay şeklindeki tabya) korunmuştur. Buradaki geçitler ve top yuvalarına ek olarak bir şapel ve zindan olarak kullanılan yeraltı odaları bulunmaktadır.

othello kalesi ile ilgili görsel sonucu
Othello Kalesi – Kuzey Kıbrıs

Kale içerisinde bulunan salon günümüzde bir çok sanat ve kültürel etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Gazimağusa Belediyesi’ nin düzenlediği geleneksel Mağusa Kültür, Sanat ve Turizm Festivali‘nin de birçok etkinliği burada olmuştur.

LALA MUSTAFA PAŞA CAMİİ ( ST. NİCHOLAS KATEDRALİ)
lala mustafa paşa cami kıbrıs ile ilgili görsel sonucu
Lala Mustafa Paşa Camii – Kuzey Kıbrıs

Lüzinyanlar döneminde, 1298 – 1312 yılları arasında inşa edilen yapı, tüm Akdeniz dünyasının en güzel Gotik yapıları arasında yer almaktadır. Lüzinyan kralları, önce Lefkoşa’da St. Sophia Katedrali’nde(Selimiye Camii) Kıbrıs Kralı, sonra da Mağusa’ da St. Nicholas Katedrali’ nde Kudüs Kralı olarak taç giyerlerdi.

Katedral, Kıbrıs’ ın 1571 yılında Osmanlı Devleti tarafından fetih edilmesinden sonra Kıbrıs fatihi olan Lala Mustafa Paşa adıyla camiye çevrilmiştir. Caminin önün de adaya has tropik bir bitki olan cümbez ağacı bulunmaktadır. Bu ağacın ilginç özelliklerinden birisi caminin inşaatı başladığında dikilmiş olup cami ile aynı yaşta olması ve bir diğeri ise yılda yedi kez meyve vermesidir.

Ä°lgili resim
Lala Mustafa Paşa Camii – Kuzey Kıbrıs
venedik sarayı mağusa ile ilgili görsel sonucu
Lala Mustafa Paşa Camii – Kuzey Kıbrıs
SİNAN PAŞA CAMİİ (ST. PETER VE ST. PAUL KİLİSESİ)

Bina 1360 yılında Suriyeli bir tüccar olan Simone Nostrano tarafından yaptırıldığı duvarındaki bir yazıda belirtilmesine rağmen, kiliseyi Simon adlı bir Nestoryen Hristiyanın yaptırdığı bilindiğinden, yazıyla ilgili yanlış bir bilginin söz konusu olduğu düşünülmektedir. 1571 yılındaki bombardımana rağmen, sağlam yapısı ile ayakta kalabilmiştir. Eşsiz bir taş işçiliğine sahip kuzeydeki girişin başka bir yerden getirildiği düşünülmektedir.

Ä°lgili resim
Sinan Paşa Camii – Kuzey Kıbrıs

 

Binanın içi oldukça sade olup, tavanı düz başlıklı sütunlara oturtulmuştur. Osmanlılar, adadaki hakimiyetleri döneminde binayı cami olarak kullanmaya başlamışlardır. İngiliz Dönemi’nde patates, hububat vb. amaçlar için ambar olarak kullanılması nedeniyle Buğday Camisi olarak da anılmıştır.

Ä°lgili resim
Sinan Paşa Camii – Kuzey Kıbrıs
SALAMİS ANTİK KENTİ

Şehir Bronz Çağı sonlarında başlayan göçler sırasında, Anadolu’dan gelen kavimler ve bunlara Yunanistan’dan gelerek Kilikya’ da katılan Akalar tarafından kurulmuştur . Şehir bir ara Perslerin kuşatmasına uğrar ve Persler’e vergi vermek durumunda kalmıştır.

salamis kenti ile ilgili görsel sonucu
Salamis Antik Kenti – Kuzey Kıbrıs

Şehrin parlak dönemi Roma İmparatorluğu zamanında devam etmiştir. Günümüzdeki kalıntıların çoğu Roma dönemine aittir. Roma idaresi altında şehrin bir halk meclisi, bir senato ve ihtiyar meclisi bulunmaktadır. Şehir halkı, gerek Arap akınları gerekse sık yaşanan yer sarsıntıları nedeniyle bugünkü Mağusa şehrini oluşturan bölgeye göç etmek durumunda kalmışlardır.

salamis kenti ile ilgili görsel sonucu
Salamis Antik Kenti – Kuzey Kıbrıs
HAYALET ŞEHİR KAPALI MARAŞ (VAROŞHA)

Hayalet Şehir yani Kapalı Maraş şehri 1970 li yıllarda tüm dünyanın en gözde tatil mekanlarından biriymiş. Lüks otomobillerin, paha biçilemez evlerin, dünyanın en güzel plajlarının, 7 yıldızlı otellerin olduğu bu şehir adeta dünyanın cazibe merkezi konumundaymış. Şehirde 3000 iş yeri, 99 eğlence merkezi, 25 müze, 24 sinema ve tiyatro, 21 banka, 2 spor tesisi, 45 otel, 60 apart otel, 4469 ev, 143 resmi daire, 9 kilise, mezarlık ve 8 okul bulunmaktaymış.

Ä°lgili resim
Kapalı Maraş – Kuzey Kıbrıs

Sophia Loren, Elizabeth Taylor, Marliyn Monroe ve dünyaca ünlü çok sayıda ismin tatillerde uğrak yeriymiş. İngiliz Kraliyet ailesinin bölgede yaptığı Golden Sands Hotel, dünyanın ilk 7 yıldızlı oteli olarak burada inşa edilmiş.

Ä°lgili resim
Kapalı Maraş – Kuzey Kıbrıs

Ve tarih 1974 yılını gösterdiğinde 2. Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleşir. Bu harekat sonrasında Gazimağusa Türk Silahlı Kuvvetlerince ele geçirilir.

Ä°lgili resim
Kapalı Maraş – Kuzey Kıbrıs

Yapılan anlaşma neticesinde bölge yerleşime kapatılır. Bu bölge artık tampon bölge olarak tarihte yerini alır.

HAYALET ŞEHİR KAPALI MARAŞ ile ilgili görsel sonucu
Kapalı Maraş – Kuzey Kıbrıs

Burası artık TSK ve BM mensubu kişiler haricindekilere kapatılmış ve şehir adeta sessizliğe bürünmüştür. 1970 li yılların en görkemli şehri olan Maraş, artık Hayalet Şehir Kapalı Maraş olarak anılmaktadır.

Ä°lgili resim
Kapalı Maraş – Kuzey Kıbrıs

Takas amaçlı koz olarak tutulan bölge 44 yıldır terk edilmiş bir vaziyette sivil halka kapalı olarak bulunmaktadır.

PEKİ MARAŞ ŞEHRİNİN İSMİ NEREDEN GELMEKTEDİR ?

Osmanlı döneminde sürgün denilen bir olay vardı. Sürgünde bir bölgede sıkıntı çıkaran insanlar başka bir bölgeye özellikle sınır bölgelerine gönderilirlerdi. Bu bölgeye gönderilen insanlar genelde sert mizaçlı cesaretli ve korkusuz olurlardı. Gönderilen bu kişilerin gittikleri yerler genelde İslamlaşma sürecinde olduklarından kendilerine bölgedeki İslamlaşma sürecine katkıda bulunmaları ve süreci hızlandırmaları konusunda devlet tarafından gönderildikleri söylenerek bu kişilerin işlerine daha da sıkı sarılmaları sağlanırdı. Aynı zamanda bölgenin ve sınırlarında güvenliği bu kişilerden sorulurdu. Böylece insanlar gittikleri yerlerde iskanı sağlayarak hem islamın yayılmasına katkıda bulunup hem de islamı yayabilmek için kendi sosyal yaşamlarını da düzene koyarlarmış. Osmanlı devleti de Maraş bölgesinden bir kısım insanları da bu amaç için alarak Kıbrıs’ a göndermiştir. İşte günümüzde Kıbrıs’ta Kapalı Maraş adıyla bilinen bu bölgenin adı da Maraş’tan gelen insanlar tarafından Maraş olarak anılarak günümüze kadar gelmiştir.

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi Kıbrıs sadece güzel plajları, otelleri ve casinoları olan bir yer olmayıp bilinenin aksine birçok medeniyete ev sahipliği yapmış çok zengin kültür mirasına ve tarihi eserlere sahip bir bölgedir. Bu yüzden size tavsiyemiz bu zengin adayı tarihi ve kültürel açıdan  da değerlendirerek geziniz.

HATIRLATMA :
  1. Kıbrıs’a seyahat a geldiğinizde mümkün mertebe araç kiralayın. Çünkü Kıbrıs’ da toplu taşıma yok denilecek kadar azdır. Ayrıca taksiye vereceğiniz ücret de araç kiralama bedelini geçecektir. Kıbrıs’ ta en az iki günlük araç kiralayabilirsiniz. Tek gün için araç kiralanmamaktadır.
  2. Kıbrıs’ da trafik Türkiye’nin aksine soldan akmakta olup araçlar sağ direksiyonludur. Araç sürerken bu durumu sürekli aklınızda tutmanız gerekecektir.
  3. Kıbrıs’a gelecekseniz Mayıs ve Haziran ayı ile Eylül, Ekim aylarında gelmek tercihiniz olsun. Kıbrıs’ta temmuz ve ağustos ayları çok sıcak geçtiği için bu aylarda deniz de çok sıcak olmaktaymış. Bu yüzden bu iki ay Kıbrıs’a gitmemek daha mantıklı olacaktır.
  4. Size tavsiyemiz ailenize ve akrabalarınıza hediye olarak  Kıbrıs’a has meşhur Hellim peynirinden de götürmeniz olacaktır. Kıbrıs’ın kahvaltılarının vazgeçilmez lezzeti olan Hellim peyniri tost makinesinde kızartılarak servis edilmektedir ve çok lezzetlidir. Kıbrıs ‘ ın birçok yerinde satılan bu peyniri de yerel market olan Lemar‘ dan da taze olarak alabilirsiniz.

Kaynak : Lefkoşa Belediyesi, Girne Belediyesi, Gazimağusa Belediyesi

Hasan Bozova
İktisatçı, Eğitimci,
1992 Osmaniye doğumlu. İlk, Orta ve Lise eğitimini Osmaniye'de tamamladı. Uludağ üniversitesi İktisat bölümü mezunu. Özel bir eğitim kurumunda İdari ve Mali İşler Müdürü olarak görev yapmakta, aynı zamanda Stajyer Mali Müşavir. Hobileri Trekking, Motorsiklet, Spor, yüzme, futbol ve voleyboldur. İngilizce bilmekte ve Beşiktaş taraftarı
Okunma: 262

Hasan Bozova

1992 Osmaniye doğumlu. İlk, Orta ve Lise eğitimini Osmaniye'de tamamladı. Uludağ üniversitesi İktisat bölümü mezunu. Özel bir eğitim kurumunda İdari ve Mali İşler Müdürü olarak görev yapmakta, aynı zamanda Stajyer Mali Müşavir. Hobileri Trekking, Motorsiklet, Spor, yüzme, futbol ve voleyboldur. İngilizce bilmekte ve Beşiktaş taraftarı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir