Açlık … Açlık … Açlık …

Açlık… Açlık… Açlık… Son yıllar da bir çok ilim sahibinden duyduğumuz bu açlık nedir ? Ağzı olan konuşur ya bir iki kelam da biz edelim konu hakkın da… Öncelikle şunu söylemek gerek kelime size neyi çağrıştırıyorsa o demek ama çokta korkutmasın… Konu o kadar derin ki nereden başlasam daha faydalı olur kestiremiyorum, bir yanlış yaparsak affınızı lütfedin…

Bedeninizi temizlemelisiniz çünkü her bir hücreniz Allah’a zikir halindedir ve zikir halini yanlış beslenmek, genetiğiyle oynanmış gıdalarla beslenmek, çok yemek bozar yani ruhu temizlemek için bedeni temizlemek gerek. Bunun için de açlık gerek… Hasta olduğumuz da hemen yemekten soğuruz, iştahımız kesilir, bu vücudun savunma sistemini devreye sokması haliymiş… Vücut sistemi öyle şahane işlermiş ki hastalığı fark ettiği zaman diğer işleri bırakıp tüm sistem hastalıkla mücadeleye yönelirmiş…

Beyin yoluyla da bize : “Yemek yeme sende alarm durumu mevcut” dermiş aslında, bizler de tam tersi hasta kişiye zorla bir şeyler yediririz… Hâlbuki bırakın! Yiyemiyorsa yememesi gerek demek ki… Biz vücuttan daha mı iyi bileceğiz sonuçta..? Bu şekilde yaparak vücudun hastalıkla ilgilenmesi yerine önce yediklerimizi tanımak, parçalamak, paylaştırmak, paylaşılanı ulaştırmaya çalışmakla uğraştırırız böyle yapmasak açlıktan ölmeyiz de aslında…

Peygamberimizin (sav) hayatında bir kere bile doymadığını okuyunca bir Şimşek düştü gönlüme… uğruna dünya yaratılan hiç doymamışken biz 2, 3, 4 kez doyuyoruz bir günde. Bizim sünnet kabul ettiğimiz hemen her şey bilimde de insana faydalı olarak geçmektedir, çok yemek faydalı olsaydı peygamberimiz yemez miydi ? Tam tersi belirli zamanlar yediği bir kaç lokmayı da Nur Dağında inzivaya çekilip iyice azaltırmış… Açlıkta bir nevi böyle bir şey işte bir nevi inziva vücudu vücuda bırakma…

Vücudumuza o kadar kötülük yapıyoruz ki şimdi nasıl düzeltmek gerek diye yollar arıyoruz halbuki yapılacak şey sadece bırakmak, yemeği bırakın, bedeninize kilo kendinize stres yapmayı bırakın, diyet yapmayı bırakın, sağlığınıza kavuşmak istiyorsanız önce açlık yapın… Sağlığınıza kavuşup vücudun kendi düzenine dönmesini sağladığınız da zaten kilo da vermeye başlayacaksınız…

2016 yılı Nobel ödülünü Japon Bilim adamı açlık ile aldı bizdeki alternatif tıp hocaları sağlık için açlık açlık diyorlar. 3 günlük açlık bağışıklık sisteminin yenilenmesini sağlıyormuş ve bu yaşlılar da bile faydalı oluyormuş. Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler için buraya bir link bırakıyorum.

Açlık için ne yapmak gerek biraz da bundan bahsedelim. Açlıklar 1,3,5 ve 10 gün süresinde yapılabilir bol ve sadece su tüketmelisiniz… Çok zorlandığınız da taze sıktığınız bir bardak ekşi elma suyunu da içebilirsiniz mümkün mertebe sadece su içilmelidir. Açlığa başlamadan evvel ön hazırlık olarak on gün kadar yediğiniz öğünlerin porsiyonlarını azaltıp, sayılarını düşürmek ve sıvı ağırlıklı beslenmek işinizi daha kolaylaştıracaktır. Bu konuyla ilgili benim okuduğum kaynak Aidin Salih in “Yitik Şifanın İzinde” kitabıdır ki, okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Açlıkla ilgili daha ayrıntılı bilgi alabilmeniz için buraya bir link bırakıyorum.

Bir de Açlıkla birlikte yapmamız gereken daha doğrusu açlığın sonunda yapmamız gereken bir şey var ki o da beden temizliği.. Bu konu da açlık kadar mühim ve ayrıntılı bir konu olduğu için onunla ilgili de ayrıca bir yazı kaleme almak gerek… Bilgi bir okyanus ben bir damla aklımla size okyanusu anlatmak istiyorum, acziyetim bundandır…

Kaynak: Yavuz Karakuş / Alternatif Tıp Uzmanı

Yavuz Karakuş
Blogger / İşletmeci
1979 İstanbul Üsküdar Doğumlu, O gün bu gündür İstanbul'da ikamet etmekte. İstanbul'da yaşayan değil ,İstanbul'u yaşayanlardan. Küçük yaştan itibaren aileden kaynaklı bir ticaret kervanının içinde büyüdü geleneklere uyarak ticareti devam ettirmekte. Gezmeyi, gezerek keşfetmeyi, spor yapmayı sever. Otomobil tutkunu. Otomotiv dünyasındaki tüm gelişmeleri takip eder ve paylaşır. İngilizce ve Arapça bilmekte, Evli ve bir çocuk babası.
Okunma: 564

Yavuz Karakuş

1979 İstanbul Üsküdar Doğumlu, O gün bu gündür İstanbul'da ikamet etmekte. İstanbul'da yaşayan değil ,İstanbul'u yaşayanlardan. Küçük yaştan itibaren aileden kaynaklı bir ticaret kervanının içinde büyüdü geleneklere uyarak ticareti devam ettirmekte. Gezmeyi, gezerek keşfetmeyi, spor yapmayı sever. Otomobil tutkunu. Otomotiv dünyasındaki tüm gelişmeleri takip eder ve paylaşır. İngilizce ve Arapça bilmekte, Evli ve bir çocuk babası.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir