16. Uluslararası İstanbul Caz Festivali

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl 12. kez Garanti Bankası sponsorluğunda düzenlenen 16. Uluslararası İstanbul Caz Festivali,  2 – 15 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek. 16. Uluslararası İstanbul Caz Festivali, 30’un üzerinde konserle yine İstanbul’u bir caz kentine dönüştürmeye hazırlanıyor. Şehrin çeşitli mekânlarına yayılacak İstanbul Caz Festivali konserlerine bu yıl, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nin yanı sıra The Marmara Esma Sultan, Aya İrini Müzesi, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, İstanbul Modern, Nardis Jazz Club ve İstinyePark ev sahipliği yapacak.

Festival’in gelenekselleşen etkinliği Caz Vapuru’na bu yıl bir de Balkan müzikleriyle renklenecek olan Balkan Vapuru eklendi. 5 ve 12 Temmuz Pazar günleri müzikli Boğaz turlarıyla sürerken, “Sokak Konserleri” caz coşkusunu İstanbul sokaklarına taşımaya devam edecek.

16. Uluslararası İstanbul Caz Festivali 2 Temmuz Perşembe akşamı The Marmara Esma Sultan’da gerçekleşecek Açılış Töreni ile başlıyor. İstanbul Caz Festivali’nin biletleri, 9 Mayıs Cumartesi günü Biletix satış kanalları ile İKSV merkezinden satışa sunuldu.

Festival takvimi için tıklayın.

16. Uluslararası İstanbul Caz Festivali Sokak Etkinlikleri için tıklayın.

Kaynak: garanti

gencyolcular on Emailgencyolcular on Facebookgencyolcular on Googlegencyolcular on Instagramgencyolcular on Twittergencyolcular on Youtube
gencyolcular
Blogger, Sosyal Medya Uzmanı at Genç Yolcu
Genç Yolcu 2005 yılında #BirlikteKeşfedelim sloganıyla Gezi • Kültür • Sanat alanında yayın hayatına başlamıştır. İletişim: bilgi@gencyolcu.com
Okunma: 185

gencyolcular

Genç Yolcu 2005 yılında #BirlikteKeşfedelim sloganıyla Gezi • Kültür • Sanat alanında yayın hayatına başlamıştır. İletişim: bilgi@gencyolcu.com

16. Uluslararası İstanbul Caz Festivali” için bir yorum

  • 05 Temmuz 2009 tarihinde, saat 18:27
    Permalink

    Jazz müzik amerikada kölelikten yakınan zencilerin çıkardığı bir çeşit ağıttı.kısaca zenci türküsüydü. şimdi bu müziğin dünyada belli kesimlerin sahiplenmesi ve kalburüstü bir müzik olarak yansıtılması türkiyede de bu şekilde lanse edilmesi gerçekten rahatsız edici. müzikte de sınıf ayrımı yapmaya çalışan bu zihniyeti festivalleri bir reklam propagandasına dönüştürenleri kınıyorum. neden hiçbir banka veya büyük bir şirket kendi değerlerimize sahip çıkıp Türk halk müziği festivali yapmıyor?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir