Kurban Bayramınız Mübarek Olsun

Bayramlar, afva mağfirete uğrayıp günahlardan kurtulma günleridir. Allahü tealanın rızasına kavuşma günleridir. Dolayısıyla mü’minlerin sevinme günleridir. Mü’minlerin hakiki bayramı; günahlarının affedildiği gündür, îmânla öldüğü gündür, cennette Allahü teâlânın rûyetine kavuştuğu ve Peygamber efendimizi (sallallahü aleyhi vesellem) gördüğü gündür. Hakiki bayram, Rabbimizin huzuruna, yüz akıyla çıkabilmektir.

Resûlullah efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, Medînelilerin câhiliyye âdetlerinden kalma bayramları kutladıklarını görünce; (Allahü teâlâ size onlardan daha hayırlı iki bayram ihsân buyurdu) buyurarak, sevinç ve neş’e günlerini göstermiştir. (Ebu Davud).

Hadis-i şerifde buyurulduki; Arefe günü bin İhlâs okuyanın bütün günâhları afv olur ve her düâsı kabûl olur. Hepsini Besmele ile okumalıdır. Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselamdan, Sûr’a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır.) [R. Nâsihîn]

Bayramlar az zahmetle bol kazanç günleridir.
Ebû Hüreyre hazretlerinin bildirdiği bir hadîs-i şerîfte Peygamber efendimiz, “Kim, Bayram günü, üçyüz defa “Sübhânallahi ve bihamdihi” der ve bunu müslümanların mevtâlarına hediye ederse, her kabre bin nûr girer. O kişi öldüğü zaman Allahü teâlâ o kişinin bin nûrunu da kabrine getirir” buyurdu.
Başka bir hadîs-i şerîfte de Peygamber efendimiz buyurdu ki: “Bayramlarınızı Tekbîr ile zinetlendiriniz, süsleyiniz.”
Peygamber efendimiz yine buyurdu ki: “Kim, bayram gecesini, o günün şuuruna ererek ihyâ ederse, kalblerin öldüğü gün onun kalbi ölmez.”
Bayram günü sabah vakti olduğu zaman, Allahü teâlâ meleklere emreder. Onlar yeryüzüne inerler. Sokak başlarını tutarlar. İnsanlar ve cinlerden başka bütün mahlûkatın duyacağı bir sesle nidâ ederler. Derler ki; Ey ümmet-i Muhammed, kalkın! Cenab-ı Hak, büyük ihsânlarda bulunuyor, çok günâhları affediyor. Mü’minler bayram namazı kılmak üzere câmilere ve mescidlere toplandıkları zaman Allahü teâlâ meleklere hitap eder;
– İşçi çalışınca karşılığı nedir?
Melekler derler ki:
– Ücretinin ödenmesidir!
Şânı yüce olan Allahü teala buyurur ki:
– Sizi şahit tutuyorum. Ben onlara sevâb olarak rızâmı ve mağfiretimi verdim.

Tasavvuf büyükleri de, bir Müslümanın Allahü teâlânın emirlerine uyup, yasaklarından sakınarak, günâh işlemeden, harâm lokma yemeden geçirdiği günleride bayram kabûl etmişlerdir.
Hazret-i Ali bir kalabalığı eğlence içinde görüp, böyle eğlenip neşelenmelerinin sebebini sorduğunda onlar, “Bugün bayramımızdır” dediler. Bunun üzerine hazret-i Ali de; “Günâh işlemediğimiz günler de bizim bayramımızdır” buyurdu.
Yine müslüman rûhunu teslim (vefât) edeceği zaman rahmet meleklerini, cennetteki ni’metleri görünce, onları görmenin zevkiyle can verme vakti de müslümanın bayramı olduğu bildirilmiştir.

Bazı hadisi şeriflerde buyuruluyorki;

— Allahü teâlâ, ibâdetler içinde, Zil-hiccenin ilk on gününde yapılanları dahâ çok sever. Bu günlerde tutulan bir gün oruca, bir senelik oruc [nâfile oruc] sevâbı verilir. Gecelerinde kılınan nemâz, Kadr gecesinde kılınan nemâz gibidir. Bu günlerde çok tesbîh, tehlîl ve tekbîr ediniz!
— Bir müslimân, Terviye günü oruc tutarsa ve günâh söylemezse, Allahü teâlâ, onu elbette Cennete sokar.
— Arefe gününe hurmet ediniz! Çünki Arefe, Allahü teâlânın kıymet verdiği bir gündür.
— Arefe gecesi ibâdet edenler, Cehennemden âzâd olur.
— Arefe günü oruc tutanların, iki senelik günâhları afv olur. Biri, geçmiş senenin, diğeri, gelecek senenin günâhıdır. [Arefe, Zil-hiccenin dokuzuncu günüdür. Başka günlere Arefe denmez!].
— Arefe günü bin İhlâs okuyanın bütün günâhları afv olur ve her düâsı kabûl olur. Hepsini Besmele ile okumalıdır.

(Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselamdan, Sûr’a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır.) [R. Nâsihîn]

(Oruç tutan kimsenin uykusu ibadet, sükutu tesbih, duâsı makbul ve günahı affolmuştur. Ameline de kat kat sevap verilir.) [Taberânî]

(Arefe günü tutulan oruç, bin gün [nafile] oruca bedeldir.) [Taberânî]

(Aşure günü orucu bir yıllık, Arefe günü orucu da, iki yıllık [nafile] oruca bedeldir.) [T. Gâfilîn]

(Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihâd için verilen iki bin ata bedeldir.) [T. Gâfilîn]

Hulusi Gümüşsay

Malatya Darendeli , neyzen

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir