İpsiz Recep

Atatürk’ün “Recep Amca” diye hitap ettiği kahraman çeteci. İpsiz Recep’in Milli Mücadele’deki yeri çok önemliydi. Katılmasında en önemli rolü ise 23’ncü Fırka Kumandanı Atıf Bey oynamıştı. Binbaşı Tufan’ın 43’ncü Alayına bağlanan çete, gözünü budaktan esirgemeden savaşmıştı. Recep Reis ise bu mücadelede milis yüzbaşılığa kadar yükselecekti. Sakarya Nehri’nin Kandıra yakasında Yunanlılar, Karasu tarafında da Milli Kuvvetler bulunuyordu. Sakarya, Ereğli ve Boğaziçi’nde baskınlar yapıp silah ve cephaneye el koymakla kalmaz, düşmanı da yıpratırdı. Milli Kuvvetler Çetesine ilk katılan Mehmet Kaptan olmuştu. Rizeli Mehmet işgal İstanbul’unda düzenlediği bir baskın sırasında Çeşme Meydanı’nda İngilizler tarafından yakalanmış ve işkenceden geçmiş biriydi. Recep’in yanındakiler her geçen gün büyüyecek, işgalcilerin korkusu haline gelecekti.Çete her seferinde değişik baskın yöntemleri uyguluyordu. Bazen motorla Şile’ye geliyorlar, kara yolu ile Boğaziçi’ne gelip Küçükağız’da cephane yüklü Yunan gemilerini basıp tüm yükü Anadolu’ya sevk ediyorlardı. İpsiz Recep’le kader birliği yapanlardan Zekeriya Tiryakioğlu, Batum harekatını Murat Sertoğlu’na şöyle anlatmıştı:

“Ben bombacıydım. İpsiz Recep’le birlikte bize Orek Tabyaları’nı ele geçirme emri verilmişti. Rus askerlerinin bu kadar karşı koyacağını sanmıyorduk. Batum önünde tam bir hafta savaştık. Sonunda Orek Tabyaları’nı ele geçirdik ve Türk bayrağını diktik.”

Recep Reis Milli Mücadele’nin şanlı gemisi Alemdar’ın kurtarılmasında da yer almıştı. Çarkçıbaşı Osman Efendi şiddet gemiye ihtiyaç olduğunu biliyor ve gemiyi kaçırmaya karar veriyordu. Gemi personeli ile birlikte 23 Ocak 1921 gecesi yola çıktığında başarı şansları oldukça azdı. Uluca ile Çamlı arasında Fransız gambotuna yakalanmış ve Ereğli Limanı’na yakın olan Çobançeşme mevkiine sokmayı başarmışlardı. Baba Burnu’nda mevziilenen Recep Reis ve adamları yaylım ateşine başlıyor ve Fransız gambotunun iki ateş arasında kalmasını sağlıyordu. Mücadele 2 saat sürmüş ve Alemdar kurtarılmıştı.

Mart 1921 ise İpsiz Recep’in düşman değil, dalgalara yenildiği tarihti. Kocaeli cephesine silah götürmek üzere yola çıkan İpsiz Recep, fırtınadan motorlarının arıza yapması üzerine İnebolu’ya çıkmak zorunda kalmıştı. İnebolular onu coşku içinde karşılıyordu. Bir hafta kalmış, kafile “Hicret”in onarılmasından sonra yola çıkmıştı. Kaymakam İsmail Hakkı Bey, Kastamonu Valiliği’ne durumu telgrafla bildiriyordu:

“Kocaeli cephesine sevk edilmek üzere hava muhalefetinden İnebolu’ye gelen Hicret motoru ile 51 kişilik Recep Reis ve çetesi motorlarını tamir ederek yola çıkmışlardır (İnebolu, şifre-7 Mart 1921, sayı:256).”

II. İnönü muharebesi sırasında bir Yunan taburu Sakarya’nın batısında Seyfiler’de karargah kurmuştu. Recep Reis ve birliği 29 Mart 1921’de gerçekleştirecek, Sakarya yakınındaki Boğaz bölgesine hücum eden bir başka Yunan taburuna geçit vermeyecekti. Recep Reis’in savunması 12 saat sürmüş, düşman kuvvetleri Boğaz hattını yarmak imkanını bulamamıştı. Bölgede savunma hattını iki hafta koruyan Recep Reis, daha sonra Kocaeli Grup Komutanlığı’nın 17 Nisan 1921 tarihli emri gereği, Sakarya bölgesinden hareketle Hendek-Sakarya üzerinden Çatalköprüler mevkiine gelmişti. Bu sırada Mürettep Kolordu Komutanı Kazım Bey, karargahını Düzce’den Gevye’ye nakletmişti ve hatıralarında Recep Reis’e de yer verecekti:“Kolordumuz 6 piyade taburu, 6 top ve 1 milli süvari alayından meydana geliyordu. İpsiz Recep’in milli müfrezesi de vardı (İpsiz Recep bu sıralarda 70 yaşını aşmıştı).

Ali Fuat Paşa’nın da emrinde çalışmıştı. Abaza Seyit’i vurup, Keskin’de Yunan karargahını da basan oydu.
Birliğin düzenli orduya katılışı ve 41’nci Alay’ın 3’üncü Taburu’nu teşkil edişi 8 Mayıs 1921 tarihini taşır. Düzenli orduya katılışında şüphesiz Muhittin Paşa’nın büyük etkisi olmuştu. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı yayınlarından edinilen bilgilere göre Recep Reis 19 Ağustos 1921’de Kocaeli bölgesindedir.

Recep Reis ve Mustafa Kemal

Recep Reis savaş sonrası İstiklal Madalyası’na hak kazananlardan biriydi. Efradı ile birlikte Ankara’ya gelmiş ve bando ile karşılanmıştı. Ankara’da bir hafta kalmışlar ve Atatürk’ün iltifatlarına mazhar olmuşlardı. Atatürk:

“Recep Reis bir daha harp olursa ne kadar kuvvetle gelirsin?” dediğinde şu cevabı vermişti: “Adamlarım dağıldı artık. Yanımda bir yeğenim var. Ne zaman emredersen atımı ve silahımı alır gelirim.”

Atatürk Recep Reis’e 250 lira maaş bağlamıştı. Paradan başka her şeye önem veren Recep Reis, maaşını da Tayyare Cemiyeti’ne bağışlayacaktı. Kendisine verilen arazinin altı dönümünü bırakıp gerisini de etrafındakilere dağıtacaktı.

Artık tek dostu topraktı. Silahını duvara asmış, toprağını bekliyordu. 35 numaralı ahşap evinde yanında sadece eşi Nadire vardı. 1928 yılı geldiğinde son aylarını yaşıyordu. Son gündoğumunu karşıladığında ihtimaldir ki yeniden doğuyordu.

Kaynak: Biyotarih

 

İPSİZ RECEP KİMDİR

1862 yılında Rize’nin Portakallık Mahallesinde doğdu. Emiroğulları’ndan Emine ve Hüseyin’in oğludur.Kendisine “İpsiz “ lakabının verilmesine dair iki anlatım vardır.Birine göre; Cesareti,gözü pekliği ve ataklığı sayesinde “İpsiz” lakabını alır.Diğer bir anlatıma göre de ; Elinde avucunda ne varsa, olanı da, olmayanı da verdiğinden ve kendisi de “cep delik, cepken delik” misâli kaldığından adı “İpsiz”e çıkmıştı.
İpsiz Recep, Kurtuluş Savaşı döneminde balıkçı tekneleriyle Kuvay-ı Milliye’ye asker ve silah taşımış bir halk kahramanıdır. “İpsiz” Recep’in Milli Mücadeledeki konumu çok önemlidir. Kendi oluşturduğu grubu ile düşmana karşı savaş verip, birçok başarı elde etmiştir. Vatana olan hizmetleri karşılığı Atatürk tarafından ödüllendirilmek istense de, parayı kabul etmeyerek içindeki vatan aşkını ispatlamıştır.
Anlatılanlara göre etrafındaki çok az gönüllü ona yetmeyince Sinop, Trabzon ve Rize hapishanelerinin kapılarını açıp 101 yıllık mahkûmlara sordu: -Hürriyet dışarıda… Şimdi sizi serbest bırakıyor ve hürriyetinizi veriyorum. Siz de milletinize vereceksiniz. Prangada yaşamak mı, düşmanla vuruşmak mı? Kararınızı verin der ve eski mahkûmlar da Kuvayı Milliyeye katılır. Rizeli “İpsiz” Recep Reis ve arkadaşları düşmanla ve yerli işbirlikçilerle
savaşmışlar. Vatanın ve milletin istiklâli için asılmayı göze almışlardır.
Milli mücadele yıllarında göstermiş olduğu kahramanlıklarla milis yüzbaşı rütbesini alır. İstiklal savaşında gösterdiği başarıdan dolayı kendisine İstiklal Madalyası verilmiş ve maaşa bağlanmıştır.

Recep Reis Kurtuluş Savaşı’ndan sonra, tekrar toprağına dönmüş, görevini yapmış bir kahraman olarak silahını duvara asmış , hayatında hiç bunları yaşamamış gibi hayatına devam etmiştir.
İpsiz Recep 1928 yılında yakalandığı tifo hastalığından dolayı Karasu’da ölmüş ve vasiyeti üzerine şehir mezarlığına defnedilmiştir.

Trt’de Yayınlanan İPSİZ RECEP dizisi 

“İpsiz Recep…” 1918 – 1922 yılları arasındaki işgal dönemini, imkânsızlıklar içinde yaşanan aşkları, Millî Mücadeleyi, gerçek memleket sevgisini anlatan bir kahramanlık hikâyesi.
Balıkçı tekneleri ile Kuvay-ı Milliye’ye asker ve silah taşıyan, cesareti ve gözü pekliğiyle halkın gönlünde yer eden destansı kahraman İpsiz Recep’in ve arkadaşlarının hikâyesi, bu vatanın ne büyük mücadeleler sonucu düşmandan arındırıldığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Yönetmenliğini Erhan Baytimur’un üstlendiği dizinin başrollerinde Kadir İnanır, Burcu Kara, Hakan Ural, Sema Atalay, Nihat Nikerel, Hilmi Erdem, Ali Çoban, Akasya Asiltürk rol alıyor.

Recep tüm varlığını yoksul halkla paylaşmayı sevdiği için kendisine “İpsiz” lakabı takılır. Karadeniz Bölgesi’nde oluşturduğu grubu ile Kurtuluş Savaşı’nda düşmana karşı mücadele edip, birçok başarı elde eden İpsiz Recep, milis yüzbaşı rütbesiyle İstiklal Madalyası alır…

 
Yayın
14.10.2008  20:20 / TRT1

Bu yazımızı okuyan 1.203. takipçimizsiniz.

gencyolcular

Genç Yolcu 2005 yılında #BirlikteKeşfedelim sloganıyla Gezi • Kültür • Sanat alanında yayın hayatına başlamıştır. İletişim: bilgi@gencyolcu.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir