İlahili nefesli Ehl-i Beyt sevgisi Albümü

Hz. Peygamber (sas) Efendimiz’in ev halkı için kullanılan Ehl-i Beyt ifadesi, Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin (ra) ve Hz. Peygamber’in şerefli soyundan olan seyyid ve şerifleri de kapsayan bir terim.
“Benden sonra, size iki rehber bırakıyorum: Allah’ın kitabını ve Ehl-i Beyti’mi bırakıyorum.” diye buyuran Peygamberimiz’in bu hadis-i şerifleri gereği İslam âlimleri, Ehl-i Beyt sevgisini, son nefeste iman ile gitmek için şart olarak görmüşlerdir. Onlara kıymet vermeyi, saygı göstermeyi her Müslüman için bir vazife olarak gören bu anlayış nedeniyledir ki Allah’ın en sevgili kullarından olan Ehl-i Beyt tarih boyunca birçok mutasavvıf, âlim ve İslam büyükleri tarafından övülmüş, sevilmiş, şiirlere konu olmuştur. Adlarına ilahiler, nefesler, mersiyeler yazılıp bestelenmiştir. Bilhassa on iki imamı konu alan çok sayıda ilahi ve nefes yüzyıllardır icra edilerek geniş bir coğrafyada dilden dile dolaşmıştır.

İşte bu gerçekten hareketle müzisyen Bilal Kavçakar, bugüne dek hiç yapılmamış bir projeye imza atarak Ehl-i Beyt sevgisini notalara taşıdı. Akustik Müzik tarafından yayınlanan “Ehl-i Beyt” isimli albümün proje yönetmenliğini ve solistliğini yapan Bilal Kavçakar, özellikle Ehl-i Beyt’in ilk beş mensubunun konu edildiğini ve Ehl-i Beyt âşığı mutasavvıfların şiirleri ile Dede Efendi, Zekai Dede, Hacı Arif Bey ve Muallim İsmail Hakkı Bey gibi bestekârların bestelerinden oluşan eserleri klasik tarzda icra ettiklerini söylüyor.

“Kimsenin cesaret edemediği bir albüme imza attım”

Müzik hayatına üniversitedeyken başlayan Bilal Kavçakar’ın ailesinde de müzisyenlik var. Dedesinin gür sesli bir müezzin olduğunu, dayısının ise TRT’de ses yarışmasında Türkiye ikincisi olduğunu belirten Kavçakar, kendi sesinin de çok beğenildiğini ve müzisyenliğe arkadaşlarının bu ilgisi ve zorlamasıyla girdiğini belirtiyor. İstanbul Üniversitesi Musiki Korosu’na ve ardından da hukuk fakültesi dolayısıyla yarım bırakacağı konservatuvara giden Kavçakar, bir müzik hedefi olmamasına rağmen yine müziğin kendisini can’dan ud dersleri alan müzisyenin daha önce de Enginhan Ertürk mahlasıyla yaptığı iki albümü bulunuyor. Ancak o çalışmalarını oldukça amatör bulan Kavçakar, “Bu albümün repertuvarını büyük oranda ben belirledim. Bütün aşamalarında ben takipçi oldum. Bu benim ilk albümüm diyebilirim.” diyor.

Albümü çıkarmadan önce Ehl-i Beyt ile ilgili kapsamlı bir kaynak araştırması yaptığını belirten Bilal Kavçakar, en doğru ve tarafsız kaynakları taradığını kaydederek şunları söylüyor: “Ehli Beyt sevgisini konu alan ilahi ve nefeslerin bulunduğu bir albüm yok. Sadece Bektaşi nefeslerinde çok sık geçiyor. Formlar klasik form ama halk müziğinden de çok uzak değil. Daha çok Muharrem ilahileri var. Onlarda daha çok Kerbela’ya endeksli ve hüzün var. Bu albümün farkı şu: Ehl-i Beyt’e olan sevginin işlendiği bir albüm olması… Gayet ritmik ve coşkulu eserler var. Hepsini severek okudum eserlerin, doldurma bir eser olmadı. 14 eser girdik, 30-40 kadar benim elimde özel notalar var. Araştırdım hepsini. Bazı parçaları tam istediğim gibi okuyamadım, belki yeni baskısında hepsini yeniden okuyabilirim. İçim rahat eder.” diyen solist Kavçakar, albümün Ehl-i Beyt sevgisinin müziğe yansıdığı ilk albüm olduğunu söylüyor. Bugüne dek böyle bir albüm yayınlanmamış olmasını ise “Buna kimse cesaret edememiş, çünkü hassas bir olay. İnsanların mesafeli durduğu bir konu. Sünni kesim Hz. Ali deyince mesafeli duruyor, başkasına bırakmışlar gibi. Ama Hz. Ali, Peygamberimiz’den ayrı değil ki! Belki de müzisyenlerin edepsizlik olur diye uzak durdukları bir şey. Fakat biz desturunu aldık. Ben Bektaşi nefeslerini on beş senedir okuyordum zaten.” diye açıklıyor.

Dede Efendi, Zekai Dede, Hacı Arif Bey ve Muallim İsmail Hakkı Bey gibi çok önemli isimlerin ilahilerinin icra edildiği albümde Bektaşi nefesleri de gayet başarılı bir şekilde seslendiriliyor. Albümün ticari olmadığını ve her parçanın izninin alındığını söyleyen Kavçakar, çalışmanın olumsuz bir tepkiye yol açmayacağı, tam tersine bir önyargıyı kıracağı iddiasında. İki aylık sıkı bir çalışmanın sonucunda en yenisi 80-100 yıllık olan eserleri seslendiren Bilal Kavçakar, “Şii değilim, ailemde de Şii yok. Aslında ben de önceden mesafeli olurdum Hz. Ali ismi geçtiğinde. O önyargıyı kırdım, dinleyicinin de kıracağını düşünüyorum. Albümün kapağını da bir hat sanatçısı arkadaşımıza yaptırdım. ‘Ya hanedanı Ehl-i Beyt” ifadesinin tasnif edildiği bir yazı bu.” diyor. Sanatçı 14 esere yer verdikleri ‘Ehl-i Beyt’ albümünde okuyamadıkları çok eser olduğunu ve kendi eseriyle birlikte daha birçok eseri başka bir albümde seslendireceklerini söylüyor. (Bilgi için: Akustik Müzik 0212 243 09 07) s.zengin@zaman.com.tr

gencyolcular

Genç Yolcu 2005 yılında #BirlikteKeşfedelim sloganıyla Gezi • Kültür • Sanat alanında yayın hayatına başlamıştır. İletişim: bilgi@gencyolcu.com

One thought on “İlahili nefesli Ehl-i Beyt sevgisi Albümü

  • 27 Eylül 2008 tarihinde, saat 11:58
    Permalink

    albümü çok beğendim tavsiye ederim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir