Bu Zihniyet Yerle Yeksan Edilmeli

Ülkemizde yine kapkara zihniyetli güç odakları üzerlerine düşen , kendi tıynetlerinden beklenen tavrı sergileyerek ülkemiz üzerine yazılan senaryoları hayata geçirmeye başladılar. Milletimiz neredeyse yıllardır patlamak üzere bekleyen volkan misali beklemekte, siyasilerin bir kısmı da insanlarımıza haklı olarak sağduyu çağrısı yapmaktalar;ancak görülen o ki milletimizin küçük bir kesimi de olsa bu sağduyu çağrılarına cevap vermemekte, aksine provakatörlerin istediği rotada tepki göstermeye çalışmakta.

Fakat bunu yapan insanlarımız her ne kadar vatan ,millet için yaptıklarını haykırsalar da bindikleri dalı kesmeye yönelik bir eylem sergilediklerinin maalesef farkında değiller.Kuklacılar dururken, tepkilerin sadece kuklalar üzerine yoğunlaştırılması abesle iştigal etmekten öteye geçmeyecektir.

Peki ya ne yapmalı? Sorusunu soracak olursak : Birincisi milletimiz ,gerçekten sağduyulu olmalı ancak bu , milletin tavır koymasına mani bir durum teşekkül ettirmemelidir.Halkımız isteklerini, feryatlarını, çözüm söylemlerini sadece ülkemizde kuklacılar oyunlarını oynattıklarında değil bunun aksine ortamın sakin,konuşmaya ,tartışmaya müsait olduğu anlarda dile getirmeli ki birilerinin ekmeğine yağ çalınmış olunmasın.

 Zira provakatörlerin gayesi oyunlarını oynadıktan sonra, toplumu kaosa sürüklemek ve devlet millet çatışmasını gerçekleştirmektir. Bu sayede, belirli güç odakları devlete ,var olan kaosu göstererek işte size şunu yaparız, toplumunuzu böyle sürükleriz. Eğer dediklerimizi yapmazsanız şeklinde söylemlerle devletimizin yönlendirilmesini sağlamaktadırlar.

 İkinci olarak ülke yönetimindeki kadrolar gerçekten kaosa son vermek , ülkenin refahı için ter akıtmak istiyorlarsa ilk önce gemilerini yakıp ardlarına bakmadan tayin edilen rotada önlerine her ne engel çıkarsa çıksın bu engelleri aşmak için ilerlemelidirler.

Bu  ilerleme gerçekleşmez ,meydanlarda atılan nutuklar sadece söylemde kalıp eyleme dönüştürülmezse,bedel ödemeyi kimse göze almazsa ,gerçekten ülkenin geleceğini düşünen kadrolar iş başında olmazlar ise hiç kimse kusura bakmasın bu ülke yine kuklalarca oynatılmaya,analar ağlatılmaya ,gençler içi boş ideolojik söylemlerle modernizmin, emperyalist sistemin oyuncağı olmaya devam edeceklerdir.

 Ülkemizin yeniden ayağa kalkıp dünyaya adalet,nizam kelimelerini haykırabilmesi ,milli birlik ve beraberliği gerçekten tesis edebilmesi sadece bir kesimin üzerine düşen görevi yerine getirmesiyle olacak şey değildir. Devletimizin bütün kurumları ittifak halinde çalışır konuma gelmeli milletimiz de sorumluluk kuşağını beline ,sevda türkülerini yeniden diline dolayarak toplum içi dengelerin kurulması ,kardeşlik kurumunun yeniden inşası için harekete geçmelidir bunun için illa ki yöneticilerin bir şeyler söylemesi beklenmemeli aksine her birey, bilinçli diğer bireyler tarafından bilgilendirilmeli ,insanlar olayları yalnızca koca buz dağının aysberg kısmını görerek değil suyun altında kalan esas kütleyi göz önüne alarak değerlendirmeyi bilmelidir.

Malesef üzerimizde oynanan oyunlar küçük silkinmeyle bertaraf edilecek planlardan oluşmamakta ve kısa bir zaman dilimini kapsamamaktadır bunların aksine çok uzun vadeli planlar topyekün bu topraklar üzerinde gerçekleştirmek istenmektedir. Bu zihniyetin artık yerle yeksan edilmesi ,bir daha belini doğrultamayacak şekilde yok edilmesi gerekmektedir.

 Bunun için en büyük sorumluluk bu millete düşmektedir toplumumuz artık var olan kayıkçı kavgalarına dur demeli bunun için anneler, babalar evlatlarını yetiştirirken onlara sadece doktorluk,polislik,öğretmenlik …gibi sadece kuru meslekler, para amaçlı idealler olarak gösterilmemelidir.

 Aksine çocuğunuz doktor mu olsun? Olsun ne güzel; ancak insanlara para kaynağı olarak yaklaşmasın onlara insan oldukları için yardım etme şuurunu kazanmış olsun ,öğretmen mi olacak evladınız? O halde öğretmen olduğunda adam aldırma geç git demesin ideali olan, maneviyatı güçlü,ülkesini seven ,kendi öz kültürünü iten değil ona sahip çıkan tüketen değil her daim üreten kişiliğe sahip bireyler yetiştirmeyi öğretmen olacak evladınıza ideal olarak sunmalısınız yani çocuklarınızın öğretmeni olmalısınız bunu yaparken yöneticilerimiz sorumlu değil mi ?

Elbette sorumlular ancak unutmamalıyız ki o yöneticiler bu toplumun içinden çıkardığı bireylerden oluşmakta ve bu toplum tarafından iş başına getirilmektedirler bunun için evvela toplum kendi yapısını rayına sokmalı aksi taktirde bu trenin çok büyük zayiatlarla sonuçlanacak kaza yapması kaçınılamaz olacaktır. Zaten Rabbimizde buyurmuyor mu bir millet kendini değiştirmedikçe biz onları değiştirmeyiz diye.

Sonuç olarak doğru, bu zihniyet yazımın başlığında belirttiğim gibi yerle yeksan edilmeli ;ama bu topla tüfekle yapılacak bir yok etme ,ortadan kaldırma değil, ki zaten böyle bir eylem de cahil,ruhsuz yığınlar ,basit ideolojilerin kölesi olmuş bireylerle başarıya ulaşamaz .

 O halde herkes bilinç süvarililiğine soyunacak her birey toplumumuzu statiklikten kurtarıp dinamik bir hal alması için çaba sarf edecek işte o zaman siz görün ülkemde kavga,kaos ortamı oluşturmak isteyenlerin yüzünü ,hırslarından ne hale geldiklerini ,nasıl bir sert kayaya tosladıklarını,bu millet şahlanınca onların zihniyet yapılarının nasıl geçersiz olup yok olacağını vesselam.

Bu yazımızı okuyan 723. takipçimizsiniz.

acizim

1986 Tokat Turhal DOĞUMLUYUM İLK ,ORTA öğrenimimi burada yapıp şu anda uşak üniversitesinde Türkçe Öğretmenliği bölümünde son sınıf öğrencisiyim

One thought on “Bu Zihniyet Yerle Yeksan Edilmeli

  • 09 Aralık 2009 tarihinde, saat 18:50
    Permalink

    yazina tamamiyla katiliyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.