Vadideki mücevher AMASYA

Yeşilırmak Manzaralı Konakları, Anadolu’nun İlk Şifa Merkezi, Şehzadeler Yetiştiren Medreseleri Ve Ferhat İle Şirin Efsanesiyle Zarif Bir Osmanlı Kenti Olan Amasya, Kayaların Ortasında Bir Hazine Gibi. Ahşap kokulu Amasya konaklarının arasından nazlı nazlı süzülen Yeşilırmak’ın huzurlu sesine kulak verdiğinizde kendinizi bir sahil kentinde sanabilirsiniz. Geçmişte, iki yakasında 11 uygarlık ağırlayan bu tarihi nehir kenti, dokuz bin yıllık görkemli bir kültür birikimine ev sahipliği yapıyor.

1861 yılında şehri ziyaret eden Fransız gezgin G. Perrat, Amasya’yı Anadolu’nun Oxford’u olarak nitelendirmiş. Bu benzetmenin sebebi ise Osmanlı sultanlarının birçoğunun şehzadelik dönemini Amasya’da geçirerek buradaki medreselerde ilim, irfan kazanmaları ve yetkin şahıslar olarak yetiştirilmeleri. Amasya’ya âlimler kenti unvanını kazandıran kitapların önemli bir bölümü, Amasya Bayezid Yazma Eserler Kütüphanesi’nde sergileniyor.

7 binden fazla el yazması eserin bulunduğu mekânda 7. yüzyıldan kalma Kur’an-ı Kerim örnekleri de yer alıyor. Ayrıca Anadolu’da müzikle tedavi yapılan ilk akıl hastanesi de burada. 1308 yılında yaptırılan Amasya Darüşşifası 18. yüzyıla kadar hastane olarak kullanılmış. Günümüzde Sabuncuoğlu Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi olarak hizmet veren mekânda tedavi amacıyla kullanılmış çeşitli aletler tanıtılıyor. Sahi, Yeşilırmak kıyısında yürürken heykelini göreceğiniz ünlü İlk Çağ tarihçisi Strabon’un Amasyalı olduğunu biliyor muydunuz?

İstanbul’a havayoluyla sadece bir saat uzaklıktaki Amasya’ya uçakla gitmenin keyifli bir yanı var. Kendinizi bir anda şehrin ortasında bulmadan köy ve kır manzaraları eşliğinde Amasya’ya uzanıyorsunuz. Amasya – Merzifon Havalimanı’ndan şehir merkezine uzanan 50 kilometrelik yolun sürprizlerinden biri de Merzifon. İlçede tarihi camileri ve saat kulesini ziyaret edebilirsiniz.   KRALLAR VADİSİ’NDE Işıklandırılan Kral Kaya Mezarları Amasya’ya muhteşem bir görünüm kazandırıyor. Yeşilırmak Vadisi’ndeki irili ufaklı antik mezarların sayısı ise 23’e ulaşıyor.

En büyüğü 15 metre yüksekliğindeki mezarların bir kısmı antik yollarla birbirine bağlanmış. Kaya mezarlarından sonraki durağımız Harşena Kalesi. Sekiz savunma kademesiyle dikkat çeken yapının yakınındaki Kızlar Sarayı, şehzadeler döneminde harem olarak kullanılmış.

Kayalara oyulmuş bir diğer harika ise Ferhat Su Kanalı. Efsaneye göre Persler döneminde meşhur bir nakkaş olan Ferhat, sultanın kız kardeşi Şirin’e âşık olmuş. Şirin’i vermek istemeyen sultan, Ferhat’a dağları delip şehre su getirmesini şart koşmuş. Ferhat, aşkının verdiği şevkle bunu başarsa da sultanın tuzağıyla hayatını kaybetmiş. Ferhat’ın yaptığına inanılan antik su yolu ziyarete açık. Bitişiğindeki Ferhat ile Şirin Müzesi’nin açılması için geri sayım başlamış. Amasyalı turizm yetkilileri, 2014 yılı Sevgililer Günü’ne ev sahipliği yapmak istediklerini söylüyor. 14 Şubat gününde, dünyanın dört bir köşesinden Amasya’ya gelecek çiftlerin nikâhlarının kıyılması ve her bir aile için şehre sembolik bir kilit bırakılması da hedefler arasında.

TEK MÜSLÜMAN MUMYALARI  Camiler diyarı Amasya’daki İkinci Bayezid Külliyesi bir üniversite kampüsünü andırıyor. Mehmet Paşa Camii’nin yaprak motifleriyle bezeli minberi, Osmanlı mermer işçiliğinin nadir örneklerinden. Bayezid Paşa Camii’ndeki kemerli revak ve Merzifon’daki Abide Hatun Camii’nin ahşap süslemeleri çok çarpıcı. Gümüş Köyü’ndeki eski bir kiliseden çevrilen Maden Camii ise Amasya’nın Ayasofyası gibi. Freskleriyle dikkat çeken mabet, Yunanistan’da hoşgörü camii seçilmiş. Amasya’nın müzeleri de görülmeye değer.

Geçtiğimiz yıl 500 bin kişiyi ağırlayan Amasya müzelerinin yeni hedefi yılda 1 milyon turist. Anadolu’da kültür turizminin merkezi olmayı hedefleyen kent, “Her Mevsim Amasya” sloganıyla geleceğe hazırlanıyor. 24 binden fazla eserin sergilendiği Amasya Müzesi dünyadaki tek Müslüman mumya örneklerine sahip.

Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atan Amasya Tamimi’nin yazıldığı Saraydüzü Kışlası, Milli Mücadele Müzesi’ne dönüştürülmüş. Tarihi Amasya evlerine gelince… Tescil edilen 285 evin bir kısmı müze, otel ve restorana olarak hizmet vermekte. Kent, Yeşilırmak suyunun yükseltilmesi projesiyle Anadolu’nun Venedikine dönüşecek. Yörede yetişen şehzadelerin adını taşıyan saltanat kayıklarıyla nehir turları yapılacak. Yakın gelecekte turizmin gözdesi olmaya aday Amasya sizi de bekliyor.

ŞEHZADELER ŞEHRİ Osmanlı sarayına pek çok devlet adamı yetiştirdiği için eskiden bu yana şehzadeler şehri olarak bilinen Amasya, tam 12 isme kucak açmış. Bunlardan beşi Amasya’da valilik yapmış ancak tahta oturamamış. Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmed, İkinci Murad, Fatih Sultan Mehmet, İkinci Bayezid, Üçüncü Murad ve Yavuz Sultan Selim ise Amasya’da valilik yaptıktan sonra Osmanlı’yı yönetmiş. Amasya’daki Şehzadeler Evi Müzesi’ni ziyaret ederek konuyla ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bakla dolması Yalıboyu Evleri’nde toyga çorbası, bakla dolması, etli bamya, keşkek ve şehzade tatlısını deneyebilirsiniz. Festival  Kurtuluş Savaşı’nın temellerini atan Amasya Tamimi’nin yayınlandığı 12-22 Haziran’da Uluslararası Kültür Sanat Haftası yapılıyor. Organik tarım  Gümüşhacıköy’deki İbrahim Bayrak Çiftliği, ABD’den Çin’e beş kıtadan eko-turistleri ağırlıyor. Boraboy Gölü  Amasya’da kaçırılmaması gereken üç şey: Misket elması, semaverde çay ve Boraboy Gölü.

Eğitim nasıl verilirdi?  Şehzade eğitimi, geleceğin padişahlarını en mükemmel şekilde yetiştirmeyi amaçlayan bir programa sahipti. Bu yolla şehzadeler devlet idaresini öğrenirken şiir yazabilecek kabiliyeti de kazanırlardı. Musiki dersi almalarına dikkat edilirdi, ilmî kitaplar yazabilecek seviyeye gelmeleri ve sporla uğraşmaları sağlanırdı.

Yazı: Melih Uslu Fotoğraflar: Erkan Tabakoğlu

Editör on EmailEditör on FacebookEditör on GoogleEditör on InstagramEditör on TwitterEditör on Youtube
Editör
Blogger, Sosyal Medya Uzmanı at Genç Yolcu
Genç Yolcu 2006 yılında kurulmuştur. Sitemiz üyeleri tarafından yollanan günlük yaşama dair haberlerden oluşan, Gençlerin buluştuğu ve bilgilerini paylaştığı bir sitedir. Türkiye’de kurulan ilk çok yazarlı bloglardandır. Genç BilGe Dergisi tarafından yılın en iyi Gençlik Blog Sitesi olarak seçilmiştir. Millî ve manevi değerler ışığında evrensel gelişmeleri değerlendirme, toplumun yaşam standardı ile sosyo-kültürel bilgi düzeyinin yükseltilmesi için çalışma ve nitelikli gençleri bir araya getirerek ülkesine hizmet etme anlayışı ile yayın hayatına devam etmektedir.

Genç Yolcu, tecrübesini yüksek ahlak ve yüksek teknoloji ilkesiyle ile birleştirerek, genç girişimcilere ; toplumsal dayanışma ve paylaşma kültürü sağlamaktadır. Gençliğin sosyal ve ekonomik anlamda kalkınması yolunda mücadele eden; geleneğine bağlı, geleceğe yön veren, genç ve şuurlu bakışı oluşturmaktır. Millî ve manevi değerlere bağlı, bu milleti esas alan; tarihini bilen, ilim ve proje sahibi, üretken, kültürlü, sahasının en iyisi, çağdaş bilim ve teknik bilgiye hâkim, kaliteli bir neslin yetişmesini ve bu neslin milletimizin ve insanlığın birlik ve huzur içinde kalkınma ve gelişmesine katkıda bulunmasını sağlamaktır.

Editör

Genç Yolcu 2006 yılında kurulmuştur. Sitemiz üyeleri tarafından yollanan günlük yaşama dair haberlerden oluşan, Gençlerin buluştuğu ve bilgilerini paylaştığı bir sitedir. Türkiye’de kurulan ilk çok yazarlı bloglardandır. Genç BilGe Dergisi tarafından yılın en iyi Gençlik Blog Sitesi olarak seçilmiştir. Millî ve manevi değerler ışığında evrensel gelişmeleri değerlendirme, toplumun yaşam standardı ile sosyo-kültürel bilgi düzeyinin yükseltilmesi için çalışma ve nitelikli gençleri bir araya getirerek ülkesine hizmet etme anlayışı ile yayın hayatına devam etmektedir. Genç Yolcu, tecrübesini yüksek ahlak ve yüksek teknoloji ilkesiyle ile birleştirerek, genç girişimcilere ; toplumsal dayanışma ve paylaşma kültürü sağlamaktadır. Gençliğin sosyal ve ekonomik anlamda kalkınması yolunda mücadele eden; geleneğine bağlı, geleceğe yön veren, genç ve şuurlu bakışı oluşturmaktır. Millî ve manevi değerlere bağlı, bu milleti esas alan; tarihini bilen, ilim ve proje sahibi, üretken, kültürlü, sahasının en iyisi, çağdaş bilim ve teknik bilgiye hâkim, kaliteli bir neslin yetişmesini ve bu neslin milletimizin ve insanlığın birlik ve huzur içinde kalkınma ve gelişmesine katkıda bulunmasını sağlamaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir