Tag Archive | "Edebiyat"

Yolcu


Roman yazmayı becerebilseydim adı ne olurdu ne yazardım acaba?  İstanbul’a ilk gelişim, ağlamalarım, özlemlerim, sabahı olmayan geceler…

Hayallerim vardı… Terk edip gitmek ve hatırlamak istemediğim acılarım…

Bir rüya, beş yıllık bir rüya.. Nasıl başladı, nasıl devam etti ve hangi arada ben bu rüyadan uyandım biri mi uyandırdı ben kendim mi uyandım, bilmiyorum…

Şimdi gördüğüm de bir rüya belki… Rüya içinde bir rüya yani… Bir arada da bu rüyadan uyanacağım şimdiki halim bir hayal bir rüya olacak…

Bir rüya yaşadığım bir uyku sanki ömrüm… Bir gün gelecek içinde bulunduğum uykudan sahiden uyanacağım…

Read the full story

Posted in Genç YolcuComments (0)

mahar olmak…mazhar alanson’dan…


evet,bu Mashar Alanson’un şarkı sözlerini nasıl yazdığını,şarkıların geliş hikayelerini,yaşadıklarını,yaptığı resimleri ve fotoğraflarını paylaştığı kitabı.
MFÖ hakkında fanatik biri olduğumdan,sadece Mazhar Alanson’un sesinden müzik dinlesem,başka müzik dinlemesem sıkılmayacak biriyim.
e,kitabın içinde de bizlere kendi saf sesinden,şarkılarını ilk çaldığı hallerini CD’de sunmuş.tam benlik yani.hani biraz da otobiyografik şeyleri severim.Mazhar Alanson’un da bu kitabı yeterince eğlenceli ve mazhar olma yönünde aşılan kademeleri anlatan samimi yazılar bütünü,süper,rengarenk bir otobiyografi.

Posted in Edebiyat, Genç Yolcu, Gençlik, Müzik, YayınComments (0)

Dostluk


Anlayamıyorum. Neden zaman eskidikçe dostlukları tüketiyoruz birer birer. Dostlukları tüketmek için mi kurduk onca köprüleri. Aradan geçen zaman paylaşılanları eritmeye yetmeyecekti. Dondurma tadında mutluluk olacak ama dört mevsim kadar renkli ve hareketli geçecekti. Aylarca açılmayan telefonlara dönüşmeyecekti geçmiş zamanlar. Ondan bahsedilince karanlıklar aydınlanacak yüzlerdeki sertlik tebessüme bırakacaktı yerini. Read the full story

Posted in EdebiyatComments (7)

Bir Yabancının Kaleminden Osmanlı İnsanı


“Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer. “Bu yazımızda, sîze Avrupalının barbar diye tanıdığı ve bize de o şekilde tanıtmaya çalıştığı Osmanlıyı, yine bir Avrupalının kaleminden bir nebze olsun aktarmaya çalışacağız.

Fransız tarihçi Jean Henri Abdolanyme Ubicini (1818—1884) gezdiği 1855 Türkiye’sini kaleme aldığı “La Turquie aktuelle” adlı eserinde bizzat yaşadığı hadiseleri tarafsız bir şekilde abartmaya kaçmadan anlatıyor. İnsan unsurunun ve onun içtimai münasebetlerinin anlatıldığı eser, o günün insanı ile günümüz insanının farklı yönlerini öğrenmek açısından ehemmiyetli bilgiler vermektedir. Read the full story

Posted in TarihComments (0)

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı


23 Nisan’da bu blog benim kampanyası için burayı. Wikipedia’da bulunan Bilgi için burayı. Trt’nin 23 Nisan için hazırladığı detaylı bilgi ve programların bulunduğu sitesi için burayı. Turizm Bakanlığı’ndaki bilgi için burayı.  TT Net’in Çocuklara özel hazırladığı site için burayı tıklayın. ‘Dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak evvela bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu hürmeti hissen, fikren fiilen, bütün iş ve hareketlerimiz ile gösterelim; bilelim ki milli benliğini bulmayan milletler başka milletlerin avıdır..’ ( Mustafa Kemal ATATÜRK ) 23 Nisan 1935 yılından itibaren kutlanan, Türkiye Cumhuriyeti‘nin millî bayramıdır. 23 Nisan 1920 yılında TBMM‘nin açılışının birinci yılında kutlanmaya başlanan Hakimiyet-i Milliye bayramı ile Himaye-i Etfal Cemiyeti‘nin 23-30 Nisan’ı Çocuk Haftası ve haftanın ilk gününü de çocuk bayramı ilan ettiği 1935‘den itibaren kutlanmaya başlanan bayramdır. Bu iki bayram 23 Nisan 1935 yılında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı adı altında bir araya getirilmiştir. Read the full story

Posted in Genç YolcuComments (0)

rafting