Dört yüz yıla yakın bir süredir Ramazan ayında gökyüzünü süsleyen mahyalar, bugün çok az sayıda zanaatkârın elinde şekilleniyor. İslam dünyasında Türklere, özellikle de İstanbul’da yaşayanlara özgü bir sanat olarak gelişen mahyacılığın kaybolmaya yüz tutmuş dört yüz yıllık bir geleneği var. Eski İstanbul ramazanları, halkın müzik ve edebiyatla, ziyafet, eğlence ve gösteri sanatlarıyla kaynaştığı; imparatorluk kültürünün bütün inceliğiyle gözler önüne serildiği görkemli bir atmosferde yaşanıyordu. Bu coşkulu âlemi, kalplerdeki heyecandan gökyüzüne dek genişleten sembol ise mahyalardı. Gündelik yaşamını; şehrayin, donanma geceleri ve mehtap gezintileri gibi güzelliklerle zenginleştiren bir kentin ramazan gecelerini de mahyalar ve kandillerle renklendirmesi doğaldı. Read the full story


