Posted on 05 Şubat 2010. Tags: Edebiyat, edebiyat, Kerime KÜÇÜK, yolcu
Roman yazmayı becerebilseydim adı ne olurdu ne yazardım acaba? İstanbul’a ilk gelişim, ağlamalarım, özlemlerim, sabahı olmayan geceler…
Hayallerim vardı… Terk edip gitmek ve hatırlamak istemediğim acılarım…
Bir rüya, beş yıllık bir rüya.. Nasıl başladı, nasıl devam etti ve hangi arada ben bu rüyadan uyandım biri mi uyandırdı ben kendim mi uyandım, bilmiyorum…
Şimdi gördüğüm de bir rüya belki… Rüya içinde bir rüya yani… Bir arada da bu rüyadan uyanacağım şimdiki halim bir hayal bir rüya olacak…
Bir rüya yaşadığım bir uyku sanki ömrüm… Bir gün gelecek içinde bulunduğum uykudan sahiden uyanacağım…
Read the full story
Posted in Genç Yolcu
Posted on 25 Ocak 2010. Tags: karşılaşma, Kerime KÜÇÜK
Yalnızlık sarıyor insanı burada… Yapayalnız bir hayat. Sıcacık bir el, sıcacık bir kalp istiyorum yanı başımda… Canlarım, kalbimi kalbinize bağladığım dostlarım, sizleri özledim bu diyar memleketinde…
Özlem, öyle derin bir acı ki… Saniyeler bir balyoz gibi iniyor başıma ağır ağır ve içimden bir şeyler kopuyor hatırladıkça anıları… Neredeyim kiminleyim, hangi dava uğruna buradayım? Üniversite, yüksek lisans, İstanbul, burçak ve Diyarbakır ve Fatih ilköğretim…
Read the full story
Posted in Edebiyat, Genç Yolcu
Posted on 18 Ocak 2010. Tags: Edebiyat, Kerime KÜÇÜK, mahar olmak, mashar alanson, mazhar alanson, mazhar olmak, şarkı

evet,bu Mashar Alanson’un şarkı sözlerini nasıl yazdığını,şarkıların geliş hikayelerini,yaşadıklarını,yaptığı resimleri ve fotoğraflarını paylaştığı kitabı.
MFÖ hakkında fanatik biri olduğumdan,sadece Mazhar Alanson’un sesinden müzik dinlesem,başka müzik dinlemesem sıkılmayacak biriyim.
e,kitabın içinde de bizlere kendi saf sesinden,şarkılarını ilk çaldığı hallerini CD’de sunmuş.tam benlik yani.hani biraz da otobiyografik şeyleri severim.Mazhar Alanson’un da bu kitabı yeterince eğlenceli ve mazhar olma yönünde aşılan kademeleri anlatan samimi yazılar bütünü,süper,rengarenk bir otobiyografi.
Posted in Edebiyat, Genç Yolcu, Gençlik, Müzik, Yayın
Posted on 07 Ocak 2010. Tags: Kerime KÜÇÜK, zıt, zıtlık, Zıtlıkları Sevmek
Ayrılırken köyümden, firaka düştüğüm zaman vuslatı beklemeyi sevdim. Vuslatı yaşadığım zaman firaka hasret kaldım. Delicesine düşünmeyi, beynimi çatlatırcasına düşünmeyi sevdim. Uzun yolculuklarda gözyaşımı elimle silmeyi sevdim. Ve kaybolmayı sevdim ve sonra yolumu bir başıma bulmayı ilkokula gittiğim memlekette…
Yaşamayı sevdim insanlarla ve yaşamayı öğrendiğim soğuklarda demirlerle kırılarak yakılan ve ısınılmaya çalışılan yurt koridorlarında. Ve ders çalışmayı sevdim 300 kişilik etüt odasında. Ve param bittiği zaman bilet alamadığımda, yürümeyi sevdim başka yollardan.
Read the full story
Posted in Edebiyat
Posted on 30 Aralık 2009. Tags: edebiyat, gönül doktoru, gönül doktorum, Kerime KÜÇÜK, muhabbet
Uzun zamandır görüşmediğim gönül doktoruma gittim. Gözlüklerimi değiştirmemi istedi. Gönül gözümle yüz penceremden bakmaya çalıştığım dünyayı o gözlüklerle hiçbir zaman doğru okuyamayacağımı ve yanlış okumalarımın sonucunda da yanlış yorum ve yaşayışlardan uzak olamayacağımı söyledi. Bir alışılmışlık ve alışkanlıklar yığınıyla çevremdeki duvarı kalınlaştırmıştım. Yeni bir gözlükle yeni bir dünyaya gelmek ve oradakileri görüp ona göre bir yaşam sürdürmeye çalışmak hemen de öyle kolay olmadı. Uzun bir yolculuğa çıktım. 10 günlük değildi belki 25 yıllık süren bir yolculuğun belli karelerinde durup dinlendim. Çünkü aklımı ve kalbimi ve de ruhumu yormuştum…
Read the full story
Posted in Edebiyat