Stres'ten Kurtulmanın Yolları | Genç Yolcu

Stresle Vedalaşın

Hızla akıp giden hayat içerisinde, herkes kendisini stresli bir ortamın ya da durumun içerisinde bulabiliyor. Peki, stres nasıl bir anda günlük hayatın bir parçası haline geldi? İşte günlük hayatta farkında olmadan yaptığımız ve stresin kaynağını oluşturan yanlış alışkanlıklar…

Olayları Olduğundan Fazla Abartmak

Buna kısaca felaket senaryoları yazmak da diyebiliriz aslında. Günlük hayatta aksi bir durum ile karşılaşınca birçoğumuzun farkında olmadan yaptığı şey, bir olayın olası en kötü senaryolarını yazmaktır. Yaşanmamış olan kötü durumları da yaşandı olarak düşünmek, gereksiz endişeleri tetiklediğinden stresli bir durumun içerisine girmenize neden olabilir. Bu sebeple sizi gereksiz yere endişeye sokan konudan bir süre uzaklaşmanız, konunun devamında yazacağınız felaket senaryolarına da engel olabilir.

Uykusuzluk

‘Günlük hayatın stresi’ dediğimiz durumun en yaygın kötü alışkanlıklarından birisi de uykusuz geçen bir gecedir. Uykusuzluğun stres seviyesini etkilediği birçok araştırma sonucunda ortaya çıkmış bir sonuçtur.

Olmuş Geçmiş Bir Olayın Üzerinde Fazla Düşünmek

En çok yaptığımız ve bizi strese sokan alışkanlıklardan birisi de şüphesiz olmuş olayların üzerinde fazla düşünmektir. Zaten olmuş olan bir olay üzerinde detaylıca düşünüp taşınmak ve neden öyle olduğunu sorgulamak hem gereksiz bir stres altına girmenize neden olur hem de vakit kaybıdır.

STRES NEDİR?

Stres, çok duyduğumuz, herkesin hayatı boyunca karşılaştığı bir durumdur. Kişinin çevreyle uyumunu bozar ve kapasitesini zorlar. Herkes streste olup olmadığını anlayabilir. Stresi tanımlamak gerekirse, bireyin kendisini rahatsız eden bir ortamda organizmanın verdiği cevaptır. Vücut, stresli halde her duruma aynı tepkiyi vermez. Yani güzel bir olayla da karşılaşsa, kötü bir olayla da karşılaşsa her iki duruma da adaptasyon (uyum) göstermek zorundadır.

Stressiz bir insan yoktur. Çünkü insanlar çevrede olup bitenlere tepki verirler. Eğer stres hiç yoksa kişi tepki veremez. Çünkü enerjisi yoktur. Bu da ölüm demektir. Bu yüzden stres hayatın bir parçası olarak kabul edilmektedir. Bunun tam tersi bir durumda, yani aşırı streste de insan yaşayamaz. Çünkü aşırı bir şekilde enerjisini sarfetmektedir. Bu yüzden olması gereken düzeyde stres olmalıdır.

Stres zihnimizi ve fiziksel gücümüzü azaltabilir. Hayata negatif yönüyle bakar, karamsar bir ruh hali alırız. Bu stresin olumsuz tarafıdır. Olumlu stres ise, amaca ulaşırken kendi potansiyelimizi yeterince kullanmamızı ve bu doyumu hissetmemizi sağlar. Bu yüzden kendimiz için yoğun ve uzun olmamak koşuluyla bir miktar strese ihtiyacımız vardır.

Stresli olup olmadığınızı anlamak için şu sorulara verdiğiniz cevapların çoğunun evet olması gerekir:

  • Sürekli yorgun bir haldemisiniz? Sabahları yorgun bir halde mi kalkıyorsunuz?
  • Kendinizi sinirli, endişeli ya da panik halinde mi hissediyorsunuz?
  • Başkalarına karşı tahammül gösteremiyor musunuz?
  • Bir konuya yoğunlaşmakta güçlük mü çekiyorsunuz?
  • Uyku probleminiz var mı?
  • Genelde baş ağrısıçeker misiniz?
  • Daha önce yaptığınız işlerden zevk almıyor musunuz?
  • Kendinizi önemli biri değilmiş gibi mi görüyorsunuz?
  • Neşesiz ve depresifbir halde misiniz?
  • Soğuk algınlığına sık yakalanıyor musunuz?
  • Dinlenmek için herhanbi bir madde kullanıyomusunuz? (içki, sigara, uyuşturucu)
  • İştahınızda artma var mı?
  • Çabuk mu sinirleniyorsunuz?

Stres Anında Vücuttaki Değişiklikler

Günümüzde stresin bir çok sağlık problemine yol açtığı bilinmektedir. Stres anında beyinden vücuda savaş ya da kaç mesajı gelir. Bu sırada kalp daha fazla enerji üretmek için besinleri daha hızlı pompalar ve kalp daha hızlı atmaya başlar. Oksijen miktarını arttırmak için solunum hızı artar ve kan damarları genişler. Bir çok kişinin farkettiği bir durum olan göz bebeklerinin büyümesi gerçekleşir. Dalak daha çok kan üretir ve karaciğer kana daha fazla glukoz (şeker) üretir. Sindirim hızı yavaşlar.Böylece enerji beyin ve kaslar tarafından kullanılır. Bu durum uzun düre devam ederse vücuda zarar vermektedir.

Stres Ne Gibi Sorunlara Neden Olur?

Stres anında fazla enerji tüketildiğinden birey kendini güçsüz, yorgun ve endişe içinde hisseder. Daha sonraları kişi uyku problemi çekmeye başlar. Sinirli ve çabuk heyecanlanan biri olur. Konsantrasyon kaybı yaşar ve dikkatini toplayamaz. Daha önce yaptığı ve kolay olan işleri yaparken güçlük çeker. Yani kendi işini kendisi zorlaştırır. İş performansı olumsuz yönde etkilenir ve düşer. Madde bağımlılığı görülür ve içe kapanmaya başlar. Kendini rahat hissedemez. Panik ataklar ortaya çıkar.

Ayrıca kalp hızı artar ve ateş basması görülür. Çarpıntı başlar. Baş ağrısı, nefes darlığı, hazımsızlık ve yutkunma zorluğu ortaya çıkar. Mide bulantısı ve iştah kaybı dolayısıyla da kilo kaybı ortaya çıkar. Cinsel fonksiyonlarında değişiklik olur. Vücut direnci düşer ve sık sık soğuk algınlığına yakalanır.

Bunların dışında vücutta tuz tutulmaya başlanır. Böylece tansiyon gerektiğinde yükseltiliyor. Tansiyonun artması kalbin yorulmasına nedne olur. Vücut direncini arttırmak için stres hormonu (kortizol) salgılamaya başlar. Enerji sağlamak için yağ harcandığından kandaki kolesterol ve yağ miktarı artmaya başlar. Bu da kalp damar hastalıklarının oluşumuna zamin hazırlar.

Stresli zaman uzadıkça kas ve kemiklerde kayıp başlar. Şeker hastalığı görülebilir. Çünkü stres hormonu kan şekerinin dengesizi bozmaya ve pankreasa yük bindirmeye başlar. Pankreas kan şekerini dengeleyecek hormonlar ürettiğinden harap olursa şeker düzeyi de değişir.

Stresle Başa Çıkmanın Yolları

Stresle başa çıkabilmenin en önemli yollarından birisi zamanı ele almaktır. Yani düzenli bir şekilde herşeye vakit ayırmak gerekir. Sadece ders, iş veya mecburi işler değil, beslenme, çeşitli aktivite, eğlence, egzersiz gibi konulara da vakit ayrılmalıdır. Fiziksel bir aktivitede bulunmak, egzersiz yapmak, vücudun fizyolojik şartlarını düzene sokmaktadır. Kalp daha rahat oksijen gönderir, bireyin zindeliği ve gücü artar. Stres hormonlarından kurtulmak kolaylaşır.

Bu egzersizlerin yanında gevşeme hareketleri yapılması bedenin rahat bir şekilde kontrol edilmesini sağlar. Bunun için bir uzmandan yardım almak en iyisidir. Çünkü yapılması gereken egzersiz hareketlerini size iyi bir şekilde aktaracaktır. Bunun dışında beslenmeye dikkat edilmelidir. Kahve, çay, kola gib içecekler stresi arttırır. Bitki içecekleri, meyve suları daha çok tercih edilmelidir. Hem enerji düzeyi hem de strese karşı oluşacak tepkiler düzeltilir.

Kişilerle olan ilişkileri ve sosyal etkinlikleri geliştirmek de stresi azaltmanıza büyük katkı sağlayacaktır. Karşıdaki kişiyle tartışırken sorumluluğu ona yüklemek yerine kendi üstüne almak daha olumludur. Farklı bir şeyler denemek de kişiyi rahatlatan aktivitelerdir. Örneğin imaj yenileyerek, konsere giderek, yürüyüş yaparak ortamın oluşturduğu stresten uzaklaşmaya katkı sağlar.

Kişinin kendisi ya da bir başkası hakkında sürekli olumsuz düşünmesi durumu daha da kötüleştirir. Örneğin iş veya okulda düşük bir performans gösteren bir kişi, bundan sonraki bütün olayların da böyle gerçekleşeceğini düşünmek yerine, daha iyi olabilirim diye düşünmesi kendisine pozitif olarak yansıyacaktır. Ayrıca bir problemi çözmek için bazı metodlardan faydalanılabilir. Bunun için; stres neden oldu, çözüm yolları nelerdir, sorunu sadece ben mi sorun olarak görüyorum gibi sorularla problem kontrol altına alınabilir.

Bir çok kişi streste kurtulmak için başka yolları seçer. Bunlar kesinlikle faydasızdır. Madde bağımlılığı, kontrolsüz bir şekilde alışveriş yapma, aşırı tepksi gösterme, herşeyi içine atmak, içine kapanmak, aşırı yemek yemek streste etkili olmayan yöntemlerdir. Bunlar tam aksine vücudun dengesini daha da bozmaktadır.

Kaynak: saglik.net – aysha.com.tr

Cüneyt Talha Demir on FacebookCüneyt Talha Demir on InstagramCüneyt Talha Demir on Twitter
Cüneyt Talha Demir
1990 Kahramanmaraş doğumlu. İlk, Orta ve Lise eğitimini Malatya Darende'de tamamladı. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Sağlık Bakanlığına bağlı Bursa,'da Hastanesinde Hekimlik görevine devam etmektedir. Sağlık alanında güncel yaklaşımları ve gelişmeleri ilgi ile takip ederek paylaşır. Beşiktaş taraftarı İngilizce bilmektedir.
GençYolcu.com'da bu yazıyı okuyan 22. kişisiniz.

Cüneyt Talha Demir

1990 Kahramanmaraş doğumlu. İlk, Orta ve Lise eğitimini Malatya Darende'de tamamladı. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Sağlık Bakanlığına bağlı Bursa,'da Hastanesinde Hekimlik görevine devam etmektedir. Sağlık alanında güncel yaklaşımları ve gelişmeleri ilgi ile takip ederek paylaşır. Beşiktaş taraftarı İngilizce bilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir