Ayla Filmi: Kore Gazisi, Kahraman Türk Askerlerinin Gerçek Hayat Öyküsü

1950 yılında savaşta yer alan Süleyman Astsubay savaş meydanında küçük bir kız bulur. 5 yaşındaki bu Koreli kız yetimdir, nereye gideceğini bilmemektedir. Süleyman Astsubay kızı yanına alır ve Ayla ismini verir. Birliğin neşesi haline gelen Ayla ile Süleyman kısa sürede baba-kız gibi olurlar. Ancak 15 ay sonunda birliğin Türkiye’ye geri dönme kararı çıkar. Ayla’yı bırakıp dönmek istemeyen Süleyman Astsubay her yolu denese de Kore kanunlarını aşamaz. Küçük kızı geride bırakmak zorunda kalan Süleyman Astsubay ve yetimlere uygulanan sisteme dahil olarak yetimhaneye verilecek olan Ayla son vedalarında tekrar bir araya gelmeye söz verirler. Yıllar ikiliyi yeniden buluşturacak mıdır?

BU FİLM KORE GAZİSİ ASTSUBAY SÜLEYMAN DİLBİRLİĞİ’NİN GERÇEK HAYAT HİKAYESİDİR

Kore Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatan Ayla Filmi, Dijital Sanatlar Yapımevi tarafından çekilmiş olup, Türkiye-Güney Kore diplomatik ilişkilerinin başlamasının 60.cı yılı olan 2017 yılının Ekim ayında, Türkiye, Güney Kore, Azerbaycan, Avrupa ve Amerika’da eş zamanlı olarak vizyona girecektir.

Ayla ile Süleyman’ın hikayesi de Kore Savaşı efsanesi ile büyüyen bir kuşağın özverili gazetecilerinin araştırmaları ile günyüzüne çıktı ve belgesel oldu. İlk belgeselin duygusal başarısı ‘Ayla’, fiminin doğmasına neden oldu. Çok güçlü bir prodüksyon, uluslararası cast ve ekip tarafından gerçekleştirilen film ikinci bir belgesele de ilham olarak bu gerçek hikayenin gerçek kahramanları ile Kore’nin MBC kanalı tarafından çekildi. Belgesel, Kore’de yayınlandığı gün 7 Mart 2017’de tüm programlar içerisinde ikinci olarak izlenme rekoru kırdı. G. Kore Google verilerine göre belgeselin yayınlandığı gün, Güney Kore Google arama motorunda en çok aranan kelimeler ‘Ayla’ #아일라 ve ‘Türkiye’ oldu.

Ayla Filmi, 23 Mayıs 2017 tarihinde TAIK (Türkiye ABD İş Konseyi) tarafından Washington D.C’de düzenlenen bir törenle 2017 yılı En İyi Proje-Kültürel Atıf Ödülü’ne layık görüldü.
İşte ‘AYLA’ gerçek kahramanları hala hayatta olan 65 yıllık bir özlemin duygu dolu filmi.

  • DİJİTAL SANATLAR YAPIMEVİ SUNAR
  • YÖNETMENCAN ULKAY
  • YAPIMCIMUSTAFA USLU
  • SENARYOYİĞİT GÜRALP
  • YAPIM TASARIMFIRAT YÜNLÜEL
  • KURGUMUSTAFA PRESHEVA
  • KOSTÜM TASARIMBARAN UĞURLU
  • MÜZİKFAHİR ATAKOĞLU
  • İDARİ YAPIMCIÇAĞLAR ERCAN
  • YÜRÜTÜCÜ YAPIMCIAYŞE İLKER TURGUT
  • POST PRODÜKSİYON SÜPERVİZÖRÜFATİH DAĞ

Ayla’yı Sinemada İzlemek için 10 Neden

Birkaç ay önce kimsenin izlemediği, hatta adını bile duymadığı bir film aniden gündeme geldi. Güçlü adaylar arasından sıyrılarak Türkiye’nin Oscar Adayı olarak beliren bu filmin adı Ayla idi. Ve o film, nihayet 27 Ekimitibariyle vizyondaki yerini aldı. Kore gazisi bir Türk Astsubayı Süleyman Dilbirliği‘nin gerçek hayat öyküsünden esinlenilerek sinemaya uyarlanan film, savaşın ortasında bir başına kalmış ay yüzlü bir kız çocuğu ile ay yıldızlı bir askerin hikayesini anlatma gailesi ile yola çıkmış durumda.

Yüksek bütçesi ve kalbur üstü sponsorlarıyla sıkı bir prodüksiyon olduğunun sinyallerini veren Ayla, hikayesini üst düzey anlatısıyla süsleyen bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin tanınmış oyuncularının başrollerinde yer aldığı dokunaklı anlatı için son dönem Türk sinemasında karşımıza çıkan en özel işlerden biri diyebiliriz. Hal böyle olunca, Ayla’yı neden izlemeyizsorusundan yola çıktık ve filmin pozitif yönlerini sizler için listeledik.

1- Yaşanmış Bir Olaydan Yola Çıkması

Yaşanmış Bir Olaydan Yola Çıkması

En başta belirtmek gerekir. Ayla, Kore Savaşı’nı merkezine alan ve Türkiye’nin de bu savaşa asker göndermesine parantez açan bir film. Evet, yıllar yılı tartışılır durur. Bizim orada ne işimiz vardı? Türkiye Kore’ye neden asker gönderdi? Belki film bu soruların cevabını vermiyor ancak, Türkiye’nin Kore’de yer aldığını ve kahramanca dövüştüğünü hatırlatarak, yalnızca ülkemizin hafızasını diriltmekle yetinmiyor, aynı zamanda dünyaya da tarihi bir gerçekliği yeniden hatırlatıyor.

Yaşanmış bir olaydan alınmış

Tabii ki tarihi bir olaydan yola çıkması yalnızca Kore Savaşı’ndan ibaret değil. Ayla, savaşın ortasında bir başına kalan Koreli bir kızı, Türk Astsubay Süleyman’ın sahiplenmesini ve ona 15 ay boyunca bakmasını konu alıyor. Bununla da yetinmiyor ve birbirlerine yoldaş olmuş hatta baba-kız olabilmiş bu iki ismin, 60 sene sonra buluşmasına da değinerek dramatik yapısını doruk noktasına çıkarmayı başarıyor.

Gerçek Hayattan Uyarlanan En İyi 50 Biyografi Filmi

Evet, Ayla sinemamızda pek de görmeye alışık olmadığımız biyografitürünün dokunaklı bir örneği. Yaşanmış bir olayı, tarihi gerçekliklerden pek fazla sapmadan olduğunca anlatmaya çalışan film, tarihten aldığı gücü fazlasıyla vurucu bir şekilde resmetmeyi başarıyor. Her daim görmezden gelinen yahut sinemaya ne hikmetse aktarılamayan Kore Savaşı’nın Türkiye ayağını odağına alan ve bununla da yetinmeyerek o dönem yaşanan en naif hikayelerden birini beyazperdeye taşıyan Ayla, yalnızca Süleyman Astsubay’ın Kore’de yaşadıkları ve “Ay yüzlü kızım” olarak betimlediği Ayla’sı için bile izlenmeyi hak ediyor.

2- Dramatik Yapısı

Dramatik Yapısı

Eğri oturalım, doğru konuşalım. Biz Türk izleyicisi, sinema salonuna gülmek ya da ciğerimiz sökülene kadar ağlamak için gidiyoruz. Ayla’nın özeline değindiğimizde ise ajite etmeyen ama fazlasıyla ağlatan bir yapıyla karşılaşmanın mümkün olduğunu söyleyebiliriz.

Sinemaseverlerin yakından hatırlayacağı üzere, 2000’lerin ortasında vizyona giren Babam ve Oğlum, birçoklarını sinema salonlarına götürmüş ve sınıf ayırt etmeksizin herkese gözyaşı vaat etmiştir. Nitekim karşımızdaki film de en az Babam ve Oğlum etkisi yaratma potansiyeli taşıyan bir yapıyla huzurlarımızda. En başta dile getirdiğimiz gibi Ayla, savaşın ortasında birbirine sıkı sıkıya tutunan iki farklı insanın öyküsünü anlatıyor.

Dramatik Yapısı sahneler

Çekim tekniklerini, dönemin yapısını, yahut her şeyi bir kenara bırakalım. En başta vadedilen hikâye fazlasıyla çekici ve duygusal. Savaşta ailesini yitirmiş bir kız çocuğunun, kendisini sahiplenen bir askere hatta iyi kalpli bir insana sıkı sıkıya sarılma çabası, dünyanın neresinde olursa olsun gözyaşını da beraberinde getirir. Hele hele bu iki insanın aradan geçen uzun yıllar boyunca her daim birbirlerini düşünmesi ve nihayetinde de buluşacak olmaları, Ayla’nın duygusal yapısını daha da yükselten ve mendil paketinin dibini görmeyi vadeden en önemli detay olarak belirmektedir. Şimdi, böylesine nitelikli bir drama vadeden filmi izlemeyelim de taş mı olalım?

3- Saf Sevgiyi İşlemesi

Saf Sevgiyi İşlemesi

Malumunuz, günümüz dünyasında çıkar gözetmeyen ilişkilere rastlamak pek de mümkün değil. Mevzu bahis aile dahi olsa, insanların karşısındakine bir beklentiyle yaklaşması en yazık ki modern çağın en büyük kara deliklerinden bir tanesi. Hal böyle olunca, saf sevgiyi anlatan ve çıkar ilişkisini kapı dışarı eden hikayelere her daim daha bir sevecenlikle yaklaşmak mümkün hale geliyor. Aynı Ayla’da olduğu gibi…

 Ailesin yitirmiş, geriye hiç kimsesi kalmamış, hatta yaşadığı şoktan ötürü konuşmayı dahi unutmuş masum bir kız çocuğu, Türkiye’nin dünyanın bir ucu sayılabilecek Kore’ye asker göndermesi neticesinde hayatına giren Süleyman Astsubay ile yaşadığı baba-kız ilişkisi hakikaten gönüllere temas etmeyi başarıyor. Birbirlerinden hiçbir beklentisi olmayan, aralarında yalnızca sevgiden bir bağ oluşan Ayla ve Süleyman’ın tüm dünyevi duyguların üzerinde seyreden bağlılıkları, izleyen herkese bambaşka duygular tattıracaktır.

Nitekim karşımızda birbirlerinin dilini dahi bilmeyen, farklı kültürlerde yetişmiş, farklı yaş grubunda iki insanın, tüm baskılara göğüs gererek birbirlerinden kopmamak adına yaptıkları fedakarlıklara tanıklık ediyoruz. Sahi, böylesi iki tertemiz kalbin birbirine güttükleri saf sevgi, onların hikayesini izlemek için başlı başına bir neden değil mi?

4- Yer Yer Yüzlere Tebessüm Bırakan Anlatısı

Yer Yer Yüzlere Tebessüm Bırakan Anlatısı

Bir dramanın olmazsa olmaz özelliği anlatısını yer yer mizahi ögelerle süslemesi. Yoksa bahsettiğimiz anlatı, izleyeni ajite eden ve duygu sömürüsü yapan bir halet-i ruhiyeye bürünür ve bu da izleyeni zamanla hikayeden uzaklaştıran bir detay olarak belirir. Ancak Ayla, bir an olsun izleyenlerini bu tuzağa düşürmüyor ve ona en saf duyguyu armağan etmeyi başarıyor. Bunun arka planında seyreden ise, hayatın da tam merkezinde yer alan mizah ve neşenin ta kendisi.

Yer Yer Yüzlere Tebessüm Bırakması

Hikaye, bir yandan Kore Savaşı’nın yıkıcı atmosferini işlerken öbür yandan da Ayla’nın Süleyman ile git gide artan bağını işlemektedir. Ancak bu süre zarfı içerisinde gerek üçüncü kişilerin anlatıya etkisi gerekse yaratılan atmosferin buna fazlasıyla müsait olması, Ayla’nın tebessümü beraberinde getirmesinin de önünü açıyor. Bu da ağlatmaya fazlasıyla müsait olan bir hikayenin zaman zaman gülümsetmesine hatta kahkaha attırmasına da vesile oluyor.

Böylelikle Ayla, izleyenlerini duygu karmaşasına sürüklüyor ve bir yandan güldürürken, diğer yandan da ağlatmayı başarıyor. Bu da esasen filmin, duygu sömürüsü yapmak yerine izleyenlerine dört dörtlük bir samimiyet vaat etmesinin önünü açıyor. Eee, bir yandan gülerken bir yandan da bu içten anlatının büyüsüne kendinizi bırakıp, tebessüm etmek hatta çene kasınız ağrıyana kadar gülmek istemez misiniz?

5- Dönemin Ruhunu Birebir Yansıtması

Dönemin Ruhunu Birebir Yansıtması

Bilindiği üzere Türk sineması, büyük bütçeli film yapmaktan oldum olası kaçınmış, yapsa dahi bunu eline yüzüne bulaştırmıştır. Hele hele mevzu bahis bir savaş filmi oldu mu, sinema bileti alacak izleyici iki kez düşünmek zorunda kalmıştır. Ancak bu sefer herkese gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz; hiç düşünmeden biletinizi alıp Ayla’ya gidebilirsiniz. Çünkü karşınızdaki film, elindeki imkanları sonuna kadar kullanan ve bunu başarıyla yansıtan bir yapıyla huzurlarımıza geliyor.

Türk Sinemasının En İyi 25 Dönem Filmi

Dönem filmlerinin en büyük noksanlarından biri de, çekildiği yılların ruhunu olduğu gibi yansıtamamasıdır. Ancak Ayla, gerek kalburüstü sponsorlarının etkisi gerekse yönetmen Can Ulkay’ın vizyonu ile bunu olabildiğince realist bir şekilde yansıtıyor. Ayla’yı izlerken, bir anda kendinizi Kore Savaşı’nın ortasındaymış gibi hissedebilir; hatta ve hatta Ayla’ya sıkı sıkıya sarılmak dahi isteyebilirsiniz. Bu noktada hem sanat yönetimine hem de elindeki imkanı özenle kullanan yönetmene de ayrı bir teşekkür etmeliyiz.

Dönemin Ruhunu Birebir Yansıtıyor

Çünkü Türk sineması içerisinden uzun süredir rastlamadığımız ciddiyetle karşımıza çıkan film, bu yönüyle de Hollywood projelerine selam çakmıyor değil. Evet, Ayla filmi dönemin ruhunu birebir yansıtan, izleyicisini günümüzden alıp 1950’lerin savaş yıllarına götüren ve bir Türk Astsubay ile Koreli bir kızın dillere destan sevgisini dokunaklı bir şekilde anlatan yapıya sahip. Bunun en büyük sebeplerinden biri de, olayların cereyan ettiği atmosferi kanlı canlı bir şekilde karşımıza getirmesi. Sahi, böylesine usta işi tasarlanmış bir dünyayı izlemeyi ve beyazperdenin büyüsüne eşlik etmeyi istemez misiniz?

6- Oyuncu Kadrosu

Oyuncu Kadrosu

Bir insanı sinema salonuna çeken yegane hususlardan biri de, onları hikaye adapte eden oyunculardır. Keza başrolde yer alan isimler ne kadar popüler ya da başarılı isimler olursa, anlatının albenisi de o derecede yükselir. Ayla’nın özeline geldiğimizde ise, ülkemizin tanınmış ve geniş hayran kitlesine sahip birçok yıldızını görmek mümkün.

Oyuncu kadrosuyla epey etkileyici

Yaşlanmayı reddeden ve her daim o masumane oyunculuğunu bizlere armağan eden İsmail Hacıoğlu filmin başrolünde. Nitekim onun duygu yüklü performansı Ayla’nın en büyük artılarından biri. Süleyman Astsubay’ın savaş yıllarındaki en yakını olarak öne çıkan Ali’ye ise Ali Atay hayat veriyor. Leyla ile Mecnun dizisi ile gönülleri fetheden ve buradaki eğlenceli oyunculuğuna benzer bir performansla arz-ı endam Ali Atay, esasen Ayla’nın gülen ve güldüren yüzü. Nitekim onun göründüğü her bir sekansta tebessüm etmek de mümkün hale geliyor. Süleyman Astsubay’ın günümüzdeki haline hayat veren isim ise usta oyuncu Çetin Tekindor.

Sinemaseverlerin Filmekimi’nde Kaçırmaması Gereken 20 Güzel Film

Nitekim onun önceki projelerini de baz aldığımızda, kendisini gördüğümüz anda ağlamak da mümkün hale geliyor. Filmin diğer başrolleri de yabana atılacak cinsten değil. Son dönemin yükselen yıldızlarından Büşra Develi, Damla Sönmez, Duygu Yetiş, Sinem Öztürk ve Murat Yıldırım gibi isimler ilk anda göze çarpanlar. Tabii onları arka planda destekleyen tecrübeli oyuncular da yok değil. Meral Çetinkaya, Taner Birsel, Caner Kurtaran, Altan Erkekli, Erkan Petekkaya ve Mehmet Esen, Ayla’nın öne çıkan diğer oyuncuları. Sahi, böylesine yıldızlarla dolu bir oyuncu kadrosu sinema salonuna koşa koşa gitmek için yeterli bir sebep değil mi?

7- Ayla’ya Hayat Veren Kim Seol

Ayla'ya Hayat Veren Kim Seol

Filmde yer alan tüm oyuncular bir yana, Ayla’ya hayat veren Kim Seol bir yana! Çünkü genç oyuncu öylesine destansı bir performansın altına imzasını atıyor ki, uzun yıllar hafızadan çıkmayacak cinsten.

Ayla'ya Hayat Veren Kim Seol

Sinema var olduğu günden bu yana, birçok eşsiz çocuk performansına şahitlik ettik; etmeye de devam ediyoruz. İçlerinden birçoğu, tarihin tozlu sayfalarında yerin alırken, bir kısmı da ortaya koydukları performansla unutulmazlar arasına adını yazdırmıştır. Cinema Paradiso’da Toto’ya hayat veren Salvatore Cascio, Uçurtmayı Vurmasınlar’da Barış’ı içimize nakşeden Ozan Bilen ya da Sivas’taki performansıyla adını göklere taşıyan Doğan İzcinasıl ki unutulmaz çocuk performanslar ise, Kim Seol’un Ayla’sı da en az onlar kadar ses getirecek cinsten. En başta bu dünya tatlısı kız çocuğu göründüğü her bir sekansta, izleyenin yüreğine acıyı ilk saniyede işlemeyi başarıyor.

2000 Sonrası Türk Sinemasının Gözden Kaçan En Özel 30 Filmi

Hatta Kim Seol öylesine Ayla oluyor, öylesine yalnızlığını ve Süleyman Astsubay‘a bağlılığını resmediyor ki o an ekrandan içeri girip, bu kız çocuğuna sarılma isteği duyuyorsunuz. Böylesine duygu yüklü bir performansın altına, bu yaşta imza atmak hakikaten takdire şayan bir durumu da beraberinde getiriyor. Hal böyle olunca da Kim Seol’un ortaya koyduğu performansa şapka çıkarmak yetmiyor, onun gül cemali dahi filmi izlemek için başlı başına bir neden olarak beliriyor. Sahi, Ayla’nın dokunaklı bakışlarına şahitlik etmek ve onun samimiyetine birinci gözden tanıklık etmeyi istemez misiniz?

8- Filmin Ülkemizin Oscar Adayı Oluşu

Filmin Ülkemizin Oscar Adayı Oluşu

Evet, Ayla anlatısıyla anbean büyüleyen ve insanın içine işleyen bir drama. Ancak sinema salonuna girmemize vesile olacak sebeplerden biri de, filmin ülkemizin Oscar adayı olarak seçilmesi. Bilmeyenler için hemen küçük bir not düşelim. Sinema yazarları, yönetmen ve yapımcılarından oluşan 17 kişilik seçici bir kurul, aralarında Onur Saylak’ın Daha‘sı, Müfit Can Saçıntı’nın Yaşamak Çok Güzel Şey‘i ve daha birçok yapımın bulunduğu güçlü bir listeden Ayla’yı seçtiler.

Esasen filmin seçildiği tarihte henüz reklamının dahi yapılmamış olması “Ayla’da ne?” sorusunu da beraberinde getirdi. Bu nedenle filmin vizyona giren kadar beklenti bir hayli arttı. Bu noktada belirtmekte yarar var. Ayla filmi, henüz ülkemizin belirlediği aday adayı. Yani Akademi‘nin belirlediği ilk 9 kişilik listeye dahi kalmış değil. Kalabilir mi? Bu büyük bir soru işareti.

Ödüllü Türk Filmleri Listesi: Yurt Dışında Ödül Kazanarak Göğsümüzü Kabartan 21 Dev Yapım

Ancak akıllardaki bilmeceyi gidermek ve Ayla’nın böylesine güçlü aday içerisinden nasıl seçildiğine tanıklık etmek bile, filmi izlemek adına başlı başına bir neden.  Nitekim karşımızdaki filmin güçlü hikayesini, ustaca anlatımıyla birleştirdiğini düşündüğümüzde, “Acaba Oscar aday adaylığından, adaylığa yükselebilir mi?” sorusu da canlanmıyor değil. Eğer ki siz de bizler gibi bu sorunun cevabını kendi kafanızda netleştirmek istiyorsanız, Ayla’yı izlemenizi şiddetle tavsiye ediyoruz.

9- Filmin Bam Teline Temas Eden Müzikleri

Filmin Bam Teline Temas Eden Müzikleri

Günümüz sineması öyle bir hal aldı ki, bir filmi başarılı olarak addetmemiz için müziklerinin de en az anlatısı kadar üst düzey olması gerekiyor. Nitekim Ayla filmi, henüz yapım aşamasında ne kadar ince elenip sık dokunan bir proje olduğunu da her bir ayrıntısına verdiği özenle açık bir şekilde resmediyor.

Ayla filmi neden izlenmeli?

Usta müzisyen Fahir Atakoğlu‘nun imzasını taşıyan müzikler, duygunun tam da yükselmesi gereken yerde devreye giriyor ve hikayenin vuruculuğunu iki katına çıkarmasına yardımcı oluyor. Daha öncesinde birçok film ve dizi müziğinin altına imzasını atan Fahir Atakoğlu, özellikle duygusal anlarda devreye giren müzikleriyle, birçoklarının ağlamasını kolaylaştıracak hatta duygu selini daha belirgin kılacaktır.

Nitekim onun ortaya koyduğu müziklerin, uzun zamandır karşımıza çıkan en özgün film müzikleri olduğunu da söylemek mümkün. Hikayesinden, yönetimine kadar böylesi üst düzey bir film, müzikleriyle de tam tadında beslenmesi ve bunun Fahir Atakoğlu gibi işinin ehli biri tarafından yapılması, esasen Ayla’nın neden izlenmesi gerektiği sorusuna da başlı başına cevap veren bir husus olarak öne çıkıyor. Eğer sizde, müziğin sinemayla birleşiminden keyif alanlardansınız, Fahir Atakoğlu’nun dinleyenin bam teline dokunan müzikleri için Ayla‘yı kaçırmamalısınız!

10- Marilyn Monroe’nun Bile Filmde Oluşu

Ayla’yı izlemek için başlı başına neden olay detaylardan biri de Marilyn Monroe! Tüm dünya çapında güzel yıldıza benzerliği ile şöhret olan Claudia Kooij, Ayla filminde kamera karşısına geçiyor ve deyim yerindeyse Marilyn Monroe‘nun tüm albenisi filme aktarıyor.

Ayla’nın yüzleri güldüren önemli detaylarından biri de Ali Atay’ın hayat verdiği Ali Astsubay‘ın dönemin güzel yıldızı Marilyn Monroe’ya karşı beslediği kuvvetli hayranlık. Filmin ilk dakikasından itibaren yüzleri güldüren bu hadise, Marilyn Monroe’nun moral konseri için Kore’ye gelecek olması ile albenisini doruk noktasına çıkarıyor. Ancak Ayla bununla da yetinmeyerek, Marilyn Monroe’yu adeta mezarından çıkmışçasına önümüze getiriyor ve izleyicisine küçük çaplı bir şok yaşatıyor.

Cladudia Kooji tarafından hayat verilen Marilyn Monroe, izleyen herkesin yüzüne tatlı bir tebessüm bırakmakla kalmıyor, dönemin en güzel yıldızına günümüzde bir kez daha tanıklık etmemize vesile oluyor. Sahi Marilyn Monroe‘nun böylesine kanlı canlı karşımızda belirmesi, bir Türk filmini izlemek için başlı başına bir neden değil mi?

Kaynak: Ayla Filmi – Paratic – Polat Öziş

Hulusi Çelik
Senarist

1984 İstanbul Doğumlu. Liseye kadar olan eğitimini İstanbul’da tamamladı. Kimya Mühendisliği eğitimini yarıda bıraktı. Kamu Yönetimi ve Medya Yapımcılığı mezunu. Yapımcı, senarist ve televizyon programı formatı üreticisi. Evli ve bir çocuk babası.


GençYolcu.com'da bu yazıyı okuyan 74. kişisiniz.

Hulusi Çelik

1984 İstanbul Doğumlu. Liseye kadar olan eğitimini İstanbul’da tamamladı. Kimya Mühendisliği eğitimini yarıda bıraktı. Kamu Yönetimi ve Medya Yapımcılığı mezunu. Yapımcı, senarist ve televizyon programı formatı üreticisi. Evli ve bir çocuk babası.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir