Amasya: Göz Bebeği Boraboy Gölü | Genç Yolcu

Amasya: Göz Bebeği Boraboy Gölü

Sularında ağaçların gölgesi, renklerinde tabiatın şiiri, asude güzelliğinde huzur, ormanında dört mevsimin nefesi ile görenleri kendine hayran bırakan bir ayna Boraboy Gölü… Avusturyalı yazar Moritz Hartmann, “Yolculuk insanın en güzel, en masum tutkularından biridir.” diyerek gezi serüvenini ne güzel dile getirir! Üzerinde yaşadığımız gezegen birbirinden çekici ve büyüleyici mekânlarıyla bu tutkuyu sürekli diri tutar gerçekten de! Yeryüzünün doğal güzellikleri, kadim uygarlıkların gizemli izleri ve renkli kültürlerin sonsuz zenginliği benzersiz deneyimler yaşamaya çağırır bizleri. Kısa bir süreliğine de olsa günlük yaşamın dar çemberini kırmak, ruhumuzu zenginleştirmek ve hayatımızın unutulmaz günlerine yenilerini eklemek için çıkarız yola. İşte hayatın zorunluluğunu kırıp çıktığım seyahatlerden birinde kesişti yollarımız dupduru bir güzellikteki Boraboy Gölü’yle…

Gövdesinin yarısı sularda bazı ağaçlar, köklerinden aldıkları güçle uzamış da uzamış; dallarının, yapraklarının gölgeleri kımıldıyor gölün yüzünde. Yeşilin hemen her tonuyla orman, sudaki aksini seyrediyor; belki biraz da şaşkın… İşte o an anlıyorum, Boraboy Gölü’ne neden “Aynalı Göl” diyorlar… O an anlıyorum burada neden tıpkı bir şiir gibi okutuyor kendini sular…Tabiat Parkı statüsündeki Boraboy Gölü, Akdağ eteklerindeki Çivili Tepe’den doğan Çatağın Deresi’nin önünün heyelan sonucu kapanmasıyla oluşan bir set gölü. Doğu-batı doğrultusunda yaklaşık 900 metre boyunca uzanan bu doğa harikasının en geniş yeri 300, derinliği ise 25 metre kadar. 1978 yılında dokuz hektarlık orman içi dinlenme alanı olarak düzenlenen Boraboy, denizden 1300 metre yükseklikteki derin bir vadi tabanına yayılıyor. Yeşilırmak’ı besleyen Çatağın Deresi, taşıdığı alüvyonlarla gölün batı kesimini küçük bir bataklığa dönüştürmüş. 1990 yılında ağaçlandırılarak kurtarılan bu sazlıklarla kaplı alan, mütevazı bir kuş cenneti aynı zamanda. Gölün doğu ucunda dipten sızan su, delice akışını tekrar kazanarak nehre koşuyor hızla…

Boraboy Gölü – Amasya

Yemyeşil ağaçlar arasında bir mücevher gibi parıldayan Boraboy Gölü, her mevsim başka bir yüzü ile karşılıyor konuklarını. Bunun en önemli nedeni etrafını saran iğne ve geniş yapraklı ağaç dokusunun varlığı. Kestane ağaçlarının sarı-beyaz püsküllü çiçekleri, çamların yeşilden maviye doğru değişen farklı tonları; kuzeye bakan yamaçlarda gürgen, kayın, güneyde ise sarıçam ve karaçam ağaçları süslüyor çevresini. Güney kıyısı sarp ve dik, kuzey kıyısı nispeten düzlük olan göl, kış aylarında ince bir buz tabakasıyla bembeyaz elbisesini kuşanıyor.

Baharla birlikte yeniden yaprak yaprak açan ağaçların diplerini yosun ve mantarlar bezerken, toprak çimen ve dağ çiçekleriyle şenleniyor.  Yağmurlarla yıkanmış çamların reçine kokusuyla harmanlanmış toprak kokusu sarıyor her yanı yaz aylarında.  Yüksekliğin ve soğuğun etkisiyle geniş yapraklı ağaçlar rengârenk bir görünüme bürünüyor sonbahara doğru. Bu periyotta sarının, yeşilin, kırmızının ve turuncunun binbir tonunu yansıtıyor gölün yüzeyi.

Fırtına göçerleri

Ferhat ile Şirin’in diyarı Amasya’ya bağlı Taşova ilçesi sınırlarındaki göl, ismini bağlı olduğu Boraboy köyünden alıyor. Eren Şenol’un yöreyi tanıtan kitabından öğrendiğime göre, yüzyıllar önce burada yaşayan göçebe ailelerin hayvanları ortalığı kasıp kavuran boralı (fırtınalı) bir günde ürkerek dört bir yana dağılıp kaçmışlar. Ertesi gün sürüyü aramaya çıkan göçerler rüzgâra ve fırtınaya karşı korunaklı derin bir vadiye sığınan hayvanlarını otlarken bulmuşlar. Bugünkü belde yerleşiminin bulunduğu bu alanı da pek beğenip yerleşmişler. “Fırtına göçerleri” anlamına gelen Boraboy ismi de o günlerden bugünlere ulaşmış. Yıllar önce beldenin adı “Gülbeyli” olarak değiştirilmişse de, halk bu ismi pek benimsemeyince Boraboy yaşamaya devam etmiş!

Boraboy Gölü – Amasya

Köyün yaklaşık 3 kilometre batısındaki Boraboy Gölü, gezginlere değişik alternatifler sunuyor. Orman Genel Müdürlüğünden tabiat parkının işletmesini devralan Köy Derneği doğaseverleri özenle ağırlıyor. Tek odalı 10  eski bungalovun yanı sıra apart niteliğindeki iki odalı 10 bungalov da konaklama imkânı sunuyor. Mutfağından da yararlanabileceğiniz bu konaklama noktalarında balkonlar göle bakıyor. Gölün doğusunda ise bir restoran ve günübirlik ziyaretçilerin ihtiyaçları için küçük bir bakkal var.

Seyrine doyamayacağınız manzarasıyla bu restoranda yemeğinizi yiyip çayınızı yudumladıktan sonra, gölü çevreleyen patikayı adımlayıp ciğerlerinize oksijen depolayabilirsiniz. Ateş yakıp mangal yapmak isteyenler için, orman içine serpiştirilmiş piknik masalarından her birinin yanı başına bir ocak yerleştirilmiş. Dileyenler görevlilerce belirlenmiş alanlarda çadır da kurabiliyor. Yüzmenin yasak olduğu “aynalı su”da, sandal ve göl bisikleti kiralamak mümkün. Kızılkanat, yayın, sazan ve alabalıklara ev sahipliği yapan gölde, olta balıkçılığına izin av mevsimine göre veriliyor.

Doğa âşıklarına, huzur arayanlara bir ilham kaynağı olan gölü yukarıdan fotoğraflayabilmek adına yayla yoluna yöneliyorum. Boraboy köyünden gelip göl kenarından devam eden asfalt yol biraz ileride ikiye ayrılıyor. Sola giden toprak yol, orman içinden hoş bir akışla Amasya’ya ulaşıyor.

Sağ taraftan devam eden yol ise virajlarla yükselerek yukarılardaki Ağıllıbucak, Aşağıyayla ve Çamalanı yaylalarına uzanıyor. Birbirine neredeyse bitişik ağaçların kendiliğinden ördüğü, gölgesiyle serin yemyeşil bir tünelden geçiyorum sanki. Ve sonra dağ çileği kokularıyla buram buram yaylalarda yürüyüşe çıkıyorum.  Ormanın seyrekleştiği 1600 metre yükseklikteki Ağıllıbucak Pınarı civarından bakınca, çevresini sarıp sarmalayan yoğun orman örtüsünden ayırt edilemeyecek derecede yeşil bir aynaya benziyor göl. El değmemiş asude güzelliğinin tadını çıkarıyorum dakikalarca.

Yazı/Foto : Ersin DEMİREL

İhsan Hulusi Barstugan
Ekonomist, Bankacı
1 Mayıs 1989 Ankara doğumlu. İlk, Orta ve Lise eğitimini Bursa'da tamamladı. Marmara Üniversitesi Ekonometri bölümü mezunu. İstanbul'da Özel bir finans kuruluşunun genel merkezinde Crm ve İş geliştirme uzmanı olarak görev yapmakta. Hobileri arasında Sinema, tenis, basketbol ve trekking yer almaktadır. Kahve tutkunu ve Galatasaray taraftarıdır, İngilizce bilmektedir.
GençYolcu.com'da bu yazıyı okuyan 159. kişisiniz.

İhsan Hulusi Barstugan

1 Mayıs 1989 Ankara doğumlu. İlk, Orta ve Lise eğitimini Bursa'da tamamladı. Marmara Üniversitesi Ekonometri bölümü mezunu. İstanbul'da Özel bir finans kuruluşunun genel merkezinde Crm ve İş geliştirme uzmanı olarak görev yapmakta. Hobileri arasında Sinema, tenis, basketbol ve trekking yer almaktadır. Kahve tutkunu ve Galatasaray taraftarıdır, İngilizce bilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 × 3 =