Dizi dünyasına taze kan; İsimsizler

Her konuda olduğu gibi asker ve askerlik konulu filmler konusunda da Türk televizyon ve sineması oldukça geri kalmış vaziyette. Hepimiz izlemişizdir; Blackhawk Down, Saving Private Ryan ve daha nice Hollywood yapımı savaş filmlerini. Çok büyük bütçeler ile izleyicileri kendine hayran bırakan filmler. Ve yeni filmler de değiller. Bu filmlerin üzerinden  çok sular aktı. Bu filmlerden sonra günümüze değin o kadar savaş filmleri yapıldı ki. Biz ise askerliğe komedi olarak baktık. ‘Emret Komutanım’ gibi dizilerle askerliği sempatik hale getirmeye çalıştık. Halbuki genlerinde cesaret ve mücadele kodlanmış bir milleti sempatik bir askerlik portresi ile askerliği cazip göstermek çok büyük bir hatadır. Zor seven milletiz ve durup gülüşen askerlik yerine aksiyon ve operasyon merkezli bir askerliği hayal ediyor gençlerimiz. Yani aslında askerliğin bu yönünü göstermek gençlerimizin askerliğe olan ilgisini artıracak ve zaten devlet sevgisi ile kazınmış zihinlere, vatan aşkı nakşedilmiş olacaktır.

Sözü bu noktadan sonra son günlerde sıkça reklamlarını izlediğimiz birkaç diziye getireceğim. Osman Sınav’ın ‘Sakarya Fırat’ dizisinden sonra askerlik üzerine kayda değer dizi izleyememiştik. Dağ 1 ve Dağ 2’de sinemaseverler savaş ve çatışma sahneleri hoşumuza gitse de ‘Nefes’ filmindeki ruhu yakalayabildiğimizi düşünmüyorum. Günümüzdeki dizilere baktığımızda ‘İsimsizler’ dizisinin son günlerde çok ses getirdiğini ve bundan sonra da getireceğini söyleyebiliriz. Diziye şehit kaymakamımız Muhammed Fatih Safitürk’ün şehadeti hatırlatılarak başlanmış ve sadece askerlerimizin değil özel harekatçılarımızın da vatan savunmasındaki cesaretli duruşu sergilenmiştir. Milli perspektife odaklanılan bir dizi olduğunu düşünmekteyim. Açıkçası benim için sıradan bir dizi değil.

Özel denebilecek bir noktada. Başta yapımcılarının ‘Payitaht Abdülhamid’ dizisinin yapımcıları oluşu ve Uğur Güneş gibi ‘Diriliş Ertuğrul’ dizisinde büyük bir hayran kitlesi toplamış bir oyuncu tercihi takdire şayan. Dayı karakterinin repliklerinin içinde ruha dokunan harfler ve kelimeler olduğunu siz de izlediğinizde fark edeceksiniz. Bu bakımdan Kanal D başarılı yapımlarına bir yenisini eklemiş diyebiliriz. Star’da başlayan ‘Söz’ isimli dizi ve Fox TV’de başlayan Savaşçı dizisinin yapımcılarını da ayrıca tebrik etmemiz gerekir. Bütün bu diziler de askerlerimizin kahramanlıkları ve vatani görevimiz olan askerliğin önemi ve şerefli bir vazife oluşu vurgulanmaktadır.

Savaşçı dizisinde, Dağ 2’nin Kurmay Yarbay Veysel Gökmusa’sı yani Murat Serezli’yi, Kopuz Albay olarak görmek mutluluk verici. Ancak ‘Savaşçı’ yerine ‘Vatansever’, ‘Albay’ veya ‘Sözkonusu Vatansa’ vb gibi isimler vermek askerimize daha çok yakışırdı. Bunun yanında ayrıca 15 Temmuz dirilişimiz ile ilgili mesajları da takdire şayandı. Yeni yetişen neslin Rambo’lar ve Er Ryan’lar ile değil, yerli karakterler ile yetişmesi çok büyük önem arz etmektedir. Bu yönde yapımlara imza atan kanallarımıza, yapımcılarımıza, senaristlerimize ve tüm emeği geçenlere ayrı ayrı teşekkür etmeliyiz. Çünkü sinema ve dizi sektöre çok getirisi olan sektör olarak göze çarpması yanında maddi ve manevi külfeti zor bir alandır. Senaristler her hafta 140 sayfa senaryo yazarlar. Sosyal hayatları yok denecek noktaya iner. Oyuncularımız çok zor şartlarda çalışırlar.

Bizler onları magazin haberlerinde son model arabaları ile görürüz. Bize hiç onların prova yaptığı ve gecenin geç saatlerine kadar çalışma performansları gösterilmez. Kamera arkasını hiç saymayalım. Reji ekibi, ışık ve görüntü, sanat yönetmeni ve ekibi, prodüksiyon ekibi, uygulayıcı yapımcı ve ismi sayılamayacak birçok emekçi. İşte bu yüzden bu sektörde çalışan herkese teşekkür etmeliyiz. Asker konulu dizilerde kamuflaj içinde o sahnelerin çekimi gerçekten büyük zorluk. Bu zorluk içinde milli hassasiyeti de gözeten askerliği, vatan sevgisini özendiren tüm yapımcılar gerçekten büyük bir iş çıkarıyorlar. Bu gibi yapımların daha da artarak devam etmesi için hepimizin izleyerek destek olması gerekmektedir. Bir sonraki yazımızda Hayal Dünya’mız ile buluşmanız dileklerimizle…

Hayal Dunya
1984 doğumluyum. Adımdan da anlayacağınız gibi hayalci biriyim. Perest olmadıktan sonra hayalciliğin faydalı olduğunu düşünenlerdenim. Çünkü hayal demek bir çeşit fizibilite çalışması yapmak demektir. Tuğla koymadan bina dikmek demektir. Hayalcilik size film yapımına para harcamadan kendi filminizi izleme olanağı sunar.

Durup düşündüm konu nereye gelmiş. :)

İstanbul doğumluyum. Senaryo yazarıyım ve Tv formatı hazırlıyorum. Bu konularda çeşitli eğitimler aldım ve bazı başarılarım mevcut. Evliyim. Bir kızım var. Geceleri severim. Düşünmek için elverişli zamanlardır. Sessizliği severim. Güleryüzlü kişileri severim.

Gencyolcu.com hanesinin sakini olmak benim için güzel ve özel. Herkese teşekkür ederim.

Hayal Dunya

1984 doğumluyum. Adımdan da anlayacağınız gibi hayalci biriyim. Perest olmadıktan sonra hayalciliğin faydalı olduğunu düşünenlerdenim. Çünkü hayal demek bir çeşit fizibilite çalışması yapmak demektir. Tuğla koymadan bina dikmek demektir. Hayalcilik size film yapımına para harcamadan kendi filminizi izleme olanağı sunar. Durup düşündüm konu nereye gelmiş. :) İstanbul doğumluyum. Senaryo yazarıyım ve Tv formatı hazırlıyorum. Bu konularda çeşitli eğitimler aldım ve bazı başarılarım mevcut. Evliyim. Bir kızım var. Geceleri severim. Düşünmek için elverişli zamanlardır. Sessizliği severim. Güleryüzlü kişileri severim. Gencyolcu.com hanesinin sakini olmak benim için güzel ve özel. Herkese teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir